Hindistan'ın tarih öncesi dönemine ait oldukça fazla syıda kalıntı bulunmuştur. Ancak halen bu bulgular yeterince değerlendirilememiştir. Bundan dolayı kalıntılar sadece sınıflandırıldı.
Eski Hindistan tarihi genellikle, kronolojik açıdan Buddha dönemi ile Milattan Sonra 1206'da Delhi'de ilk Müslüman iktidarın kurulduğu dönem arası olarak kabul edilir. Cayna dininin kurucusu Mahavira'nın yaşdığı dönemle çakışan Buddha döneminde (M.Ö. 560- M.Ö. 480), yerli yada "arileşmiş" çeşitli kabile toplululukları varlıklarını halen sürdürüyordu.Bu tür topluluklar uzun süre ayakta kaldı. Bugün bile bu tür kabilelere rastlamak mümkündür. Hatta yüzyıl öncesine kadar yeni taş çağının yaşam biçimlerini koruyan topluluklar vardı.
Hindistan'da ilk krallıklar Aşoka İmparatorluğu, Magadha Krallığı ve Gupta İmparatorluğuydu. Büyük İskender'in Hindistan seferi de, Magadha İmparatorluğu'nun dönemine denk gelmektedir. M.Ö. 320 yllarında İskender'in seferi etkisiyle Aşoka takma adlı Piyadasi adlı bir soylu, Magadha iktidarına son verir. Aşoka İmparatorluğu olarak anılan bu iktidar, günümüze Hint tarihinde benzeri olmayan resmi yazıtlar ve fermanlar içeren sütunlar ve kayalar bırakmışlardır. Bu yazıtlarda Aşoka İmparatorluğu'nun genişliği ve siyaseti hakkında bilgiler bulunmaktadır.
Müslüman iktidarların dönemine kadar Çola, Guptalar, Prahitara, Kerala, Gurcara, Harsa, Kuşana, Pandula, Pala adlarında birçok devlet Hindistan'ın farklı bölgelerinde hüküm sürmüşlerdir.1206'da Sultan Gurlu Muhammet'in köle komutanı Kutbettin Aybek'in Delhi Sultanlığını kurmasıyla ilk müslüman iktidar dönemi başlamış oldu. Öncesinde Kuzey Hindistan'da Gazneli Mahmut'un seferleri de islamın bölgede yayılmasında etkili oldu. Moğol istilalarının Hindistan'ı yutması çok uzun zaman almadı. ve 1398'de Timur bölgenin sahibi oldu.
Avrupalılar'ın Hindistan'a gelişi 1498'de Vasco Da Gama ve diğer Portekizli gemicilerin sferleriyle başlar. Pedro Alvarez Cabral 1500'den itibaren Hintli sultanlarla ticaret yapmaya başladı. Portekizlilerin barışçıl olmayan, aç gözlü ve istilacı tavırları bir kaç yıl içinde Bicapur Sultanlığına ait olan Goa kentinin yağmalanmasıyla başladı. 1602'de İngilizler Doğu Hindistan Ticaret Şirketi ile bölgede etkisini arttırmaya başladı v. Bölgede Portekizliler ve İngilizlerden başka İspanyol, Hollandalı, Danimarkalı ve Fransız sömürgecilerde bulunmaktaydı.
İngilizlerin yayılmacılığı Doğu Hindistan Şirketine bağlı ordu ile oldukça hızlandı ve Hindistandaki diğer sömürgecil devletler bölgeden çıkmak zorunda kaldılar. İngiliz sömürgeciliği, yeni imparatorluğun yönetilebilmesi için , Hindistan şirketinin statüsünü de etkileyen önlemler alınmasına yol açtı. Kalküta'da merkezi bir yönetim kurulurken, şirketde yavaş yavaş Londra yönetiminin denetimine girdi. Bu statüyü belgeleyen ilk yasa 1773 tarihli "Regulating Act" idi. Daha sonra 1813 tarihli Charter Act adlı yasayla şirket ticari tekelini yitirdi. Hindistan özel teşebbüse açıldı. 1833 tarihli yasa ile şirket, ticaretten men edilerek bir hükümet kurumuna dönüştürüldü: Bmylece Bengal genel valisi, Hindistan genel valisi oldu. Bu valilik de 1858 de feshedildi. Genel Vali Kral temsilcisi oldu ve Londra Hindistan'ı doğrudan yönetmeye başladı.
İngilizler 1940 yılının başına kadar Hindistan'ı kontrol altında tutuyordu. Ancak Hint milliyetçiliği'nin yükselişi ile İngilizler 1947'de resmen Hindistan'ın bağımsızlığını tanıdılar. 1920'lerde başlayan bağımsızlık hareketi, Mahatma Gandhi'nin sivil itaatsizlik yoluyla 1942'de başlattığı "Hindistan'ı terk edin" sloganı bağımsızlık mücadelesine büyük bir ivme kazandırdı. Gandhi ulusal önder olarak Hindistan'ın tarihinde önemli bir yer edindi ancak Pencab'da 1948'de patlak veren iç savaş neticesinde Gandhi öldürüldü. 554 prensliğin birleşmesinde önemli rol oynayan başbakan Patel en büyük zorluğu Cammu ve Keşmir bölgesinde yaşadı. Nehru'nun sosyalist karateri ve tutarlı politikası Hindistan'ı soğuk savaş döneminde uluslararası politika çerçevesinde dengeli bir pozisyonda tuttu.
Resmi Adı: HİNDİSTAN CUMHURİYETİ Başkent: Yeni Delhi Cumhur Başkanı: Pratibha Devisingh Patil (İlk kadın lider) Nüfus: 1,129,866,154 (2007) (En kalabalık 2. ülke) Yüzölçümü: 3,287,590 km² (En geniş 8. ülke) Para Birimi: Hindistan Rupisi (INR) Kişi Başı Yıllık Gelir: $ 946,1 (Dünya Bankası 2007) En Yaygın Dil: Hintçe, İngilizce ve 18 diğer yerel dil (resmi dilllerdir)
Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar:
AfDB (Afrika Kalkınma Bankası) AsDB (Asya Kalkınma Bankası) ASEAN (Güneydoğu Asya Ülkeleri Örgütü) BIS (Uluslararası İmar Bankası) CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi) ESCAP (Asya ve Pasifikler Ekonomik ve Sosyal Komisyonu) FAO (Tarım ve Gıda Örgütü) G- 6, G-15, G-19, G-24, G-77 IAEA (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı) IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası) ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü) ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) ICFTU (Uluslararası Serbest Ticaret Birlikleri Konfederastonu) ICRM (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi) IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği) IEA (Uluslararası Enerji Ajansı) IFC (Uluslararası Finansman Kurumu) IFRCS (Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Toplulukları Federasyonu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü) IMF (Uluslararası Para Fonu) IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü) Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı) Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü) Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı) IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) IOM (Uluslararası Göçmen Teşkilatı) ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü) ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği) MINURSO (BM Bati Sahra Referandum Misyonu) MONUC (BM Kongo Operasyonu) OAS (Amerika Devletleri Teşkilatı) OPCW (Kimyasal Silahları Yasaklama Organizasyonu) PCA (Daimi Hakemlik Mahkemesi) SAARC (Güney Asya Bölgesel işbirliği Teşkilatı) UN (Birleşmiş Milletler) UNCTAD (Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı) UNESCO (Eğitim-Bilim ve Kültür Örgütü) UNHCR (BM Mülteciler Yüksek Komiserliği) UNIDO (Endüstriyel Kalkınma Örgütü) UNIFIL (BM Geçici Gücü) UNIKOM (BM Irak-Kuveyt Gözlem Misyonu) UNMEE (BM Etyopya-Eritre Misyonu) UNMIBH (BM Bosna Hersek Misyonu) UNMIK (BM Kosova Geçici Yönetimi) UPU (Dünya Posta Birliği) WCL (Dünya Emek Konfederasyonu) WFTU (Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu) WHO (Dünya Sağlık Örgütü) WIPO (Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı) WMO (Dünya Meteoroloji Örgütü) WToO (Dünya Turizm Örgütü) WTrO (Dünya Ticaret Örgütü)
HİNDİSTAN EKONOMİSİ
Hindistan ekonomisi geleneksel köy çiftçiliği, modern tarım, el sanatları, geniş çaplı modern endüstriler ve çok sayıda hizmet endüstrilerinden oluşur.
GSYİH: Satınalma Gücü paritesi - 4.042 trilyon $ (2006)
Endüstrinin büyüme oranı: %7.5 (2006 verileri) Elektrik üretimi: 630.6 milyar kWh (2004) Elektrik tüketimi: 587.9 milyar kWh (2004) Elektrik ihracatı: 60 milyon kWh (2004) Elektrik ithalatı: 1.5 milyar kWh (2004)
Tarım ürünleri: Pirinç, buğday, pamuk, hint keneviri, çay, şekerkamışı, patates, büyükbaş hayvan, su bufalosu, keçi, koyun, kümes hayvanları, balık
İhracat: 112 milyar $ (2006)
İhracat ürünleri: Tekstil ürünleri, değerli taşlar ve mücevherat, mühendislik ürünleri, kimyasallar, deri ürünleri
İhracat ortakları: ABD %16.7, BAE %8.5, Çin %6.6, Singapur %5.3, Birleşik Krallık %4.9, Hong Kong %4.4 (2005)
İthalat: 187.9 milyar $ (2006) İthalat ürünleri: Ham petrol, makine, mücevherat, gübre, kimyasallar
İthalat ortakları: Çin %7.3, ABD %5.6, İsviçre %4.7 (2005) Dış borç tutarı: 132.1 milyar $ (2006)
HİNDİSTAN COĞRAFYASI
Hindistan coğrafi olarak 3 ana bölgeye ayrılmıştır: Himalaya, İndus-Ganj Ovaları , Dekkan. Hindistan, genel olarak tropikal muson ikliminin etkisindedir. Denizden uzak olan bölgeler ile yüksek bölgeler arasında farklılaşan bir iklim kuşağı zinciri görülmektedir. Bundan dolayı Hint yarımadası oldukça geniş bir bitki örtüsü yelpazesine sahiptir. Asya'nın en geniş faunası bu bölgededir. Aslan, fil, gergedan, maymun, kaplan ve manda türlerine bu bölge ev sahipliği yapar.
DİN
Hindistan'da baskın olan din Hinduizmdir. Hindular günümüzde nüfusun %83'ünü oluşturmaktadırlar. Müslümanlar 1950'lerde Hindistan'ın %22'lik bir bölümünü oluşturmaktaydı. Ancak Pakistanla yapılan nüfus mübadeleleri sonucunda on milyonlarca müslüman Pakistan'a göç etmiştir. Hindistan'da müslümanlar mübadeleler sonucunda nüfusun ancak %12'lik bölümünü oluşturmaktadır.
Budistler ise Hindistan'da sadece 700.000 iken, Brahmanizmi benimseyen Paryaların Maharaştra'da kitleler halinde Budizmi benimsemesiyle nüfusları günümüzde 3.600.000'e ulaştı.
Ayrıca 16. Yüzyılda ortaya çıkmış Hinduizm ve İslam'ın sentezi olan Sihizm dinini benimseyenler ülke nüfusunun ancak %2'sini oluşturmaktadırlar. Sihizm daha çok Pencab bölgesinde etkindir. Hıristiyanlığın Hindistan’a Güney Hindistan’da bir müddet kalan ve büyük ihtimalle de orada ölen havarilerden Thomas ile geldiğine inanılır. Fakat ülkeye gelen ilk misyonerin Bartholomew olduğunu düşünenler de vardır. Tarihi bilgilere göre Hindistan’daki misyoner faaliyetler 1544 yılında Francis Xavier’in gelişiyle başladı. Onu başta Portekiz’den, daha sonra da Danimarka, Hollanda, Almanya ve İngiltere gibi ülkelerden gelen misyonerler izledi. 18. ve 19. yüzyıllarda hem Katolik hem de Protestan misyonerler Hıristiyan öğretilerini yaydılar. Bugünkü Hindistan toplumu üzerindeki modern etkilerde Hıristiyanlığın payı da vardır. Hyristiyan misyonerler tüm ülkede okullar ve kolejler açarak inanç ve iyi niyet mesajları yaydılar. Hıristiyanlık ve öğretileri Mahatma Gandi de dahil olmak üzere birçok aydını ve düşünürü etkilemiştir. Bugün Hindistan’da 30 milyon kadar değişik mezheplerden Hıristiyan vardır.
KIRSAL KESİM VE KENTLER
1991 verilerine göre Hindistan'da yaklaşık 600.000 köy vardır. Köy statüsünde olan yerleşim birimlerinde nüfus 5000'in altında olmalıdır. Kırsal kesimlerde en katı sınıf sistemi olan kast sistemi son yıllarda etkisini kaybetmiştir ancak toplumsal ilişkilerde bu sistemin izleri halen görülebilmektedir. Hintlilerin yaklaşın %65'i tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Ülkedeki yaşam seviyesinin düşüklüğü de bundan dolayısır. Kırsal kesimde nüfusun hızlı artması tarım alanlarının küçük parçalara bölünmesine neden olmaktadır. Bundan dolayı verimde düşmektedir.
Kentler, Hindistan nüfusunun yalnızca %32'sini barındırmaktadır. Var olan kentleşmede son derece sağlıksızdır. Dağınık ve aşırı göç, kentlerde ciddi bir altyapı eksiliğini meydana getirmiştir. Bununla birlikte büyük kentlerde evsiz insan sayısı yüzbinlerle ifade edilmektedir.
HİNDİSTAN HAKKINDA GENEL BİLGİLER
Hintliler Hindistan'ı kendi dillerinde Bharat olarak ifade ederler.
Hindistan, soğuk savaşın sona ermesinden sonra ve pakistan ile ilişkilerininin düzelmesiyle ekonomisinde gözle görülür bir ilerleme sağlamaya başlamıştır.
Serbest piyasa ekonomisinin neden olduğu gelir uçurumları bu ülkede bir hayli belirgindir. 2002 yılından bu yana üretimini ve buna dayalı olarak ihracatını yıldan yıla arttırarak global pazarda etkin bir yer almaya başladı.
Hindistan'ın Çin ile aynı dönemde gelişim kaydetmesi Avrupa ve Kuzey Amerika sermaye shiplerini şimdiden zor duruma sokmaya başladı. Hindistan'ın özellikle petrol ve doğal gaz gibi stratejik ürünlere olan talebinin artması, enerji hatlarının doğuya kaymasına sebep olmuştur. Bu durum sanayileşmiş batı ülkelerinin Hindistan ile daha rekabetçi ve agresif ilişkiler geliştirmesine neden olmuştur. Özelleştirme ve şirket evlilikleri gibi global pazarda önemli etkisi olan bir çok süreçte Hindistan şirketlerinin etkisi yadsınamaz bir gerçek olmaktadır.
Hindistan'ın 15 Ağustos 1947'de Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazanmasıyla başlayan süreç ile soğuk savaşın başladığı süreç aynı döneme rastlamaktadır. Bundan dolayı Hindistan sahip olduğu potansiyelini "tarafsızlıktan" yana kullanarak bu dönemden en az zararla çıkmaya çalışmıştır. Yoğun uluslararası diplomatik ilişkiler ile ülke içi politik dengeler, mümkün olduğunca barışçıl yollarla sağlanmaya çalışılmıştır. Bu politikaya neden olan birincil husus Mahatma Gandhi'nin bu ülkede yarattığı düşünsel devrim ve onun dialoğu esas alan öğretileriydi.
Ancak Pakistan ile başlayan sınır anlaşmazlıkları ve buna bağlı yükselen gerilim Hindistan için en önemli sorunlardan biri olmuştur. Çünkü her ülkenin elinde dünyanın en ölümcül kitle imha silahı olan atom bombası bulunmaktaydı. Özellikle Keşmir bölgesinden kaynaklanan bu sorun her iki ülkeyi büyük bir savaşın kapısına kadar itmekteydi. Günümüzde Keşmir sorunu halen devam etmektedir. Ancak iki tarafta sahip oldukları hassas ekonomik dengelerinden dolayı gerilimin tırmandırılması yerine artık dialoğu ön plana çıkarmaya başlamışlardır.
Hindistan'ın sahip olduğu rejim, 1947 öncesinde sömürgesi olduğu Birleşik Krallığın anglosakson parlamenter rejiminden farklı değildir. Yasama yetkisi iki ayrı meclise aittir. Biri genel oyla tek turlu yapılan seçimlerle kurulan halk meclisi (Lok Sabha), diğeri ise eyaletlerin yasama meclislerince 6 yıllığına seçilen ve üçte biri iki yılda bir değişen Eyalet Meclisidir (Racya Sabha).
Hindistan'da yürütme yetkisi, her iki meclis tarafından onaylanan , 5 yıllığına seçilen cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı tarafından onaylanan meclisteki en güçlü partinin siyasi lideri başbakan olarak kabineyi kurar ve parlamentoya sorumlu olarak yürütme görevini icra eder.
Yargı sistemi ise kendi bünyesinde oluşturduğu bağımsız anayasa mahkemesi ile parlamentoda alınan karaları anayasaya uygunluk açısından denetler. Güçler ayrılığı ilkesi Hindistan'da oldukça belirgin bir şekilde işletilmektedir.
Eyaletlerde de aynı şekilde bir parlamento, bir kabine ve bir eyalet başkanı (vali) bölgesel idari sistemin en üst kurumlarısır.
Ülke ekonomisnin büyük bölümünü tarım ve hayvancılık oluşturduğundan nüfus daha çok verimli kırsal bölgelerde yoğunluk kazanmaktadır. Yıllık nüfus artışı %2'yi bulmaktadır. Genel anlamda ekonominin gelişmesine rağmen işsizlik oranının yüksek olması ve kaynakların dengesiz paylaşımı gibi sorunlardan dolayı ülke içinde fakir nüfus giderek artmaktadır. Okuma-yazma bilmeyenlerin oranı son yıllarda düşmeye başlamaına rağmen bu kesim halen %30'ların üzerindedir.