BM: İklim değişikliği savaş kadar tehlikeli


NEW YORK (02.03.2007)-Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, iklim değişikliğinin dünya için savaş kadar tehlikeli olduğunu söyleyerek, ABD’yi küresel ısınmaya karşı mücadelenin başına geçmeye çağırdı.  

Ban Ki-moon iklim değişikliğine ilişkin yaptığı açıklamada, bu konuyu G8 liderlerinin tartışmalarının merkezine koyacağını söyledi. G8’de Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Kanada, İngiltere, ABD ve Rusya yer alıyor.  

BM’nin çalışmalarının büyük kısmının çatışmaların durması ve tedbir alınması üzerine yoğunlaştığını belirten Ban Ki-moon, ‘’ama savaşın tüm insanlık ve gezegenimiz için oluşturduğu tehlike küresel ısınma ve iklim krizinden daha azdır’’ dedi.  

Ban Ki-moon, kuraklıktan, kıyı alanlarındaki su baskınlarına ve tarım topraklarının kaybına kadar yaşanan olayların sonucu çevresel düzenlemeler ve alt-üst oluşların gelecek on yıllarda savaşın ve çatışmaların önemli bir faktörü olacağı uyarısını yaptı. Ban Ki-moon, ABD’yi 2012’de son erecek olan Kyoto Protokolü’nden sonra iklim değişikliğine karşı mücadelenin başını çekmeye çağırdı.  

Kofi Annan’ın görev süresinin dolmasının ardından 1 Ocak’ta resmen BM’nin başına geçen Ban Ki-moon, iklim değişikliğini bir öncelik haline getireceği sözünü vermişti. Ban Ki-moon, bu konuda bir zirve öngörüyordu, ancak kendisine yakın kaynaklar bunun imkansız olduğunu belirtiyor. Bunun yerine ise Ban Ki-moon’un Aralık ayında Endonezya’nın Bali kentinde iklim değişikliğine ilişkin bir çerçeve konferansı düzenleyeceği kaydedildi.  

ABD, küresel ısınmada en büyük rolü oynayan sera gazı yayılmasında payı olan ülkelerin başında geliyor. Buna karşın ABD Kyoto Protokolü’nü imzalamayı reddediyor. Protokolü imzalayan sanayileşmiş 35 ülke ise 2008-20012 yılına kadar sera gazı yayılımını 1990’lardaki oranın ortalama yüzde 5 daha altına indirme sözü verdi. Bu ülkeler dünyadaki sera gazının yüzde 30’undan sorumlu. ABD Başkanı George W. Bush, 2001 yılında Kyoto Protokolü’nden imzasını çekerek bunun Amerikan ekonomisine zarar verdiğini savunmuş ve sera gazı indirimine ilişkin hiçbir hedef belirlemeyeceklerini açıklamıştı.  

ANF NEWS AGENCY