Fidel Castro

1927'de Kübanın Oriente Şehrinde doğdu. Zengin bir çiftçinin oğluydu. Havana Üniversitesinde hukuk okudu. 1947'de Trujillo'ya karşı Santo Domigo'ya bir çıkartma girişiminde bulunduktan sonra, Küba Halk Partisi'ne katıldı. 26 Temmuz 1953'te Santiago de Cuba da Moncada Kışlasına başarısız bir saldırı düzenledi. Tutuklanarak 15 yıl hapse mahkum oldu. 1955'te affedildi. Maksika'ya gitti ve orada kader birliğ içine gireceği Che  Guevara ile tanıştı. 1956'da girişilen çıkartma başarısızlıkla sonuçlanınca Casto birkaç arkadaşıyla birlikte Sierra Maestra Dağları'na sığındı. Oradan başlattığı gerilla hareketi, şehirdeki direnişlerle birleşince Diktatör Batista 1 Ocak 1959'da ülkeden kaçmak zorunda kaldı.

1 Ocak 1959'da başbakan olan Castro, seçimlerin bir kaç yıldan önce yapılmamayacağını açıklayınca, taraftarlarından bazılarını kaybetti. Bu dönemden sonra Komünist Parti üyelerine yaklaşmaya başladı. Yaptığı kapsamlı toprak reformu ve devletleştirme ABD'nin düşmanlığını körükledi. Castro, Sovyetler Birliği ile yakınlaşma arayışlarına girdi. Sovyetler Birliği ile yapılan ilk ticari antlaşma 1960'da imzalandı. ABD, düşmanca girişimlerini sürdürdü ve Küba'yı 1960'ta Amerikan Devletleri Örgütü'nden dışladı. Ocak 1961'de ABD, Küba ile tüm diplomatik ilişkileri kesti. Aynı yıl Domuzlar Körfezi'nde CIA tarafından desteklenen bir çıkartma girişimi başarısızlığa uğradı. Castro, 1 Mayıs 1961'de Küba'yı "Sosyalist Cumhuriyet" ilan etti. Böylece Castro sırtını tümüyle Komünist Prtiye ve Sovyetler Birliği'ne dayamış oldu. Gerek duyduğu örgüt ve kadroları partiden sağladı. Sovyetler Birliği'nin Ekim 1962'de  adaya nükleer füzeler yerleştirmeye kalkması, , büyük bir uluslararası bunalıma  ve Küba'nın ABD tarafından abluka altına alınmasına yol açtı.

ABD'ye karşı direnme siyasetiyle üçüncü dünya ülkelerinin liderlerinden biri durumuna gelen Castro,  ülke içinde sağlık, ve eğitim sorunlarına öncelik verdi ve o güne kadar yalnızca şeker üretimine dayanan Küba tarımını çeşitlendirmeye  girişti. Sovyetler Birliği ile daha mesafeli ilişkiler kurduğu 1962- 1966  döneminin ardından  Castro, gerek iç siyaset, (1965'te Komünist Parti'nin yeni esaslara göre kurulması), gerekse dış siyaset (Çin'e karşı tavır alma, Küba Ordusu'nun , ulusal kurtuluş hareketlerini desteklemek için Afrika'da müdahalelere girişmesi) alanında , bu ülkeyle ilişkilerini  git gide pekiştirdi.  Azgelişmişlikten doğan sorunların yanısıra gittikçe bürokratlaşan bir sistemin  sorunları ile de baş etmek zorunda kalan  Fidel Castro, Ocak 1980'de elindeki yetkileri daha da arttırarak yönetimde köklü değişikliklere girişti.

COMECON'un Havana'da yapılan 39. toplantısında (Ekim 1984) üye devletlere Angola, Mozambik, Tanzanya, Etyopya, Laos, Kamboçya, Nikaragua gibi ülkelere yardım etmeleri için çağrıda bulundu. Brezilya'yı ziyaretinde (1985)verdiği demeçte son yıllarad kimi ülkelerin biriken borç yükünün , yüksek faiz oranları ve borçlu ülkelerin dış satım  maddelerine uluslararası piyasalarda  düşük fiyat verilmesi gibi nedenlerle arttığını; bunun için de borç sayılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu savundu. Bu borçların hiç ödenmemesini yaa da alacaklı ülkelerin savunma bütçelerinden kesiilecek bir fondan özel bankalara ödeme yapılmasını önerdi. Borçlerın ödenmemesi durumunda kapitalist düzenin üç yıl içinde çökeceğini ileri sürdü. Küba Komünist Partisi'nin üçüncü kongresinde  (4-7 Şubat 1986) yapılan seçimde  partinin birinci sekreterliğine yeniden seçildi. Değişen dünya düzeni içerisinde  ABD'nin  baskıları sonucu  Castro, Küba'nın yalnızlığa sürüklenmesine engel olamadı.

Son yıllarda  Güney Amerika Devletleri'nin birer birer ABD muhalifi hükümetler tarafından yönetilmeye başlamasıyla birlikte  Castro, yeniden ilişkileri ilerletebilecek müttefikler edinmeye başladı. 2006'nın başında ilerleyen rahatsızlığından dolayı yönetimi geçici olarak kardeşi Raul Castro'ya devretti.
ABD'nin kendisinden nefret etmesinin 10 nedeni şu şekilde özetlenmiş;
"Angola'daki isyanlara yardım ettik. Ama bütün dünya 'Neden yardım ediyorsunuz?' dedi. Bir ülkenin bir başka ülkeye çıkar gözetmeden yardım etmesine alışkın değiller, bunu akılları almıyor.."
                                                                                                                                     F. Castro