Rosa Luxembourg


1871 yılının 5 Mart'ında Yahudi bir ailenin 5 çocuğundan biri olarak Polonya'da doğmuştur. O sıralarda Polonya çarlık Rusya’sının işgali altındaydı. Bir dönem sonra ailesi geçim sıkıntısına düşünce Varşova’ya taşındılar. 1884' te on üç yaşındayken Varşova' da ikinci sınıf bir kız lisesine girdi. Okula ağırlıkla Rus yöneticilerin çocukları kabul ediliyordu. O dönemde bütün ortaokulların uyguladığı kurallardan birisi, derslerin ve konuşmaların tamamen Rusça yapılması, çocukların kendi aralarında bile Lehçe konuşmalarına izin verilmemesiydi.

Sosyalist hareketlerle de lise yıllarında tanıştı. 1882'de kurulan proleterya adlı devrimci partiye girmişti. O dönemde Prole­tarya partisi, ilkeleri ve prog­ramıyla Rusya'daki devrimci eylemden çok daha ilerde bu­lunuyordu Buradaki faaliyetlerinden dolayı çarlık polisinin hedefi haline geldi.Sadece 18 yaşındayken içinde bulunduğu gruplar ve politik görüşü yüzünden İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldı.

1889'da Zürih Üniversitesi'ne girdi. Burada felsefe, tarih, politika, ekonomi ve matematik öğrenimi gördü, hayatında büyük etki bırakacak isimlerle tanıştı. O yıllarda,   İsviçre'de   çok sayıda Rus ve Polonyalı göçmen bulunuyordu. Rosa Luxembourg devrimci göçmenlerin arasına girdi; bölge­sel işçi eylemlerine katıldı. Birkaç yıl sonra Polonya devrimci sosyalist partisinin kuramcısı ve Paris'te yayınlanan parti gazetesinin önemli yazarlarından biri duru­muna geldi. Başka gazetelerde de yazmaya devam etti, bazılarında yazı işleri müdürlüğü yapıyor hatta mitinglerde halka sesleniyordu. Rosa Luxembourg, partiyi sosyalist Enternasyonal kon­gresinde temsil etti. Orada bulunan Polonya sosyalist partisinin yöneticileriyle mü­cadeleye girişti. Polonya Sosyalist Partisi'nin amacı Po­lonya'nın bağımsızlığıydı. Ro­sa Luxembourg, bu partiyi, «milliyetçilik» eğilimi göster­mekle ve işçileri sınıf müca­delesinden saptırmakla suç­ladı ve bu tutumuyla eleştiri­lere uğradı; ama Rosa Luxembourg düşüncesinden caymadı. Daha sonra ise işçi hareketinin güçlü olduğu Almanya’ya geçer ve Alman Sosyal Demokrat Parti içerisinde mücadele eder. Partiye büyük katkıları olan Rosa, aynı zamanda teorik çalışmalarıyla da dikkat çeker. Almanya Sosyal Demokrat Partisi (ASDP) içerisindeki sağ oportünist yaklaşımlarla mücadele eder ve marksist bir çizgiyi savunur. Bu fikirleriyle sağ kanadın tepkisini çeker.


1898 yılında Gustav Lübeck ile evlenerek Berlin'e taşındı, Alman vatandaşlığı kazandı. SPD'nin (Almanya Sosyal Demokrat Partisi) aktif bir üyesi oldu. 1900 yılına gelindiğinde Luxembourg'un fikirleri tüm Avrupa'da sosyalist çevrelerde büyük yankı uyandırmakta, yazdığı makaleler ilgi görmekteydi. Özellikle reformcu eğilimin kuramcısı olan Edward Bernstein'in düşüncelerine getirdiği eleştiriler ile öne çıkıyordu. Alman militarizminin yükselen değer olması Luxembourg'u ziyadesiyle rahatsız ediyordu, bu konuda partiyle de ters düşmüştü. 1904 ile 1906 yılları arasında siyasi faaliyetleri ve görüşleri yüzünden üç kez hapse girdi. Bu hapis cezalarının hiçbiri onu yıldırmadı faaliyetlere devam etti. SPD'nin eğitim merkezlerinde Ekonomi ve Marksizm öğretmeye başladı.

1906’da Rusya’ya geçer. Rus devriminde aktif rol oynar ve bir süre tutuklu kalır. Daha sonra Almanya’ya döner ve burada öğrendiklerini parti içinde tartışmaya başlar. 1907’de RSDP’in yaptığı ve Bolşevik-Menşevik ayrışmasının yaşandığı kongreye Polonya delegesi olarak katılır ve Bolşevikleri destekler. ASDP’nin oluşturduğu parti okulunda yüzlerce öğrenciyi marksist parti saflarına katar.


1914’de Almanya emperyalist savaşa katılır ve Alman devleti savaş bütçesini parlamentodan onaylamaya ihtiyaç duyunca ASDP buna onay verir. Esen milliyetçi rüzgar SPD'nin de milliyetçi bir davranışa girmesine neden oldu, bu Luxembourg'un fikirlerine karşıydı ve partiyle olan tüm ilişkisini kesti. Rosa, Karl Liebknecht ile birlikte bunun teşhirini yapar. 5 Ağustos 1914'de Karl Liebknecht ile beraber Internationale grubunu kurdu. 1 Ocak 1916'da bu grubun adı Spartaküs Birliği (Spartakistler - Almanca Spartakusbund) oldu. Grubun devlete karşıt tutumu yüzünden 28 Haziran 1916'da Luxemburg hapis cezasına çarptırıldı. Hapiste geçirdiği yıllarda birçok makale kaleme aldı. Özellikle Rus devrimi üzerine yazdıkları ve Bolşeviklere getirdiği eleştiriler çarpıcıdır.

1918 Kasım'ında Luxemburg hapisten çıktı. Faaliyetlerine devam eti ve Liebknecht ile birlikte Alman Komünist Parti'sini kurdu. 15 Ocak 1919'da Rosa Luxemburg, Karl Liebknecht ve Wilhelm Pieck, Freikorps tarafından tutuklandılar, Pieck kaçmayı başarırken Luxemburg ile Liebknecht yedikleri darbelerle bilinçlerini kaybettiler. Aynı gün, Luxemburg ölene kadar dövülmüş ve ölü vücudu nehre atılmış, Liebknecht de başından yediği kurşunlarla öldürülmüştü.