SPUTNİK KRİZİ
1950’lerden itibaren ABD ve Sovyetler Birliği uzaya ilk uyduyu fırlatan olmak için oldukça maliyetli bir prestij yarışına girmişlerdi. 1957’de Sovyetler Birliği Sputnik (yoldaş) adlı 85 kilogramlık uyduyu yörüngeye oturttuğunu ilan ederek, ABD’ye karşı uzay teknolojisindeki üstünlüğünü ispatlamış oldu. Hemen ardından , Uzaya ilk canlıyı (Laika adında bir köpek) gönderen Sputnik II adlı uyduyu da başarıyla fırlattığını duyurdu. Tabii ki bu araçta Laika’nın dünyaya geri dönüşü için herhangi bir mekanizma kurulmamıştı. Bu dönemde ABD’nin tüm denemeleri başarısızlıkla sonuçlanınca, Uzaya açılma yarışını Sovyetler kazanmış oldu. ABD kamuoyunun tedirginliği ilk kez bu kadar açık bir şekilde artmış oldu.
ABD ilk uydusunu (Explorer) ancak 1958’de gönderebildi. Sovyetler Birliği ise ilk insanlı uzay aracını 1961’de Yuri Gagarin’in komutasında uzaya göndererek Uzay yarışındaki birinciliğini gene kaptırmadı. Bu uzay araştırmalarının maliyeti çok yüksek olduğundan , Sovyetler Birliği iktisadi yıkımın uçurumuna giderek yaklaşmaya başlamıştı.