VİETNAM SAVAŞI
1954 Temmuzunda yapılan Cenevre anlaşmaları ile Kamboçya, Laos, Kuzey ve Güney Vietnam bağımsızlıklarına kavuşmuşlardı.Vietnam’ın batılı devletler tarafından ikiye bölünmesi istikrarsızlığın temellerini oluşturmuştu. Ho Chi Minh liderliğindeki komünist Kuzey Vietnam’ın en önemli amacı emperyalistler tarafından bölünmüş Vietnam’ı birleştirmekti. Cenevre’de yapılmış olan anlaşma gereği tüm Vietnam’ı kapsayacak bir seçim gündemde olması gerekirken bu antlaşma maddesi hiç uygulamaya koyulmadı. Bunun üzerine Kuzey Vietnam’a bağlı birlikler Güneyde gerilla faaliyetlerine başladılar. Batılı devletleri karşılarına almayı göze almalarının en önemli sebepleri arasında kuzeylerinde güçlü bir komünist Çin’in bulunmasıydı. Aynı zamanda Güney Vietnamlı halkın da yüzü Kuzey Vietnam’a dönüktü. Ho Chi Minh komutasındaki birlikler önce bölgede bulunan Fransız birliklerini 1954’te bölgeden çıkartmayı başarmışlardı. Bu başarı, Batı bloğunun Kuzey Vietnam’ı hedef alması için yeterli bir neden olarak görülebilirdi.
ABD, komünist hükümetlerin Hindiçini Yarımadası’nda etkili olmasına karşıydı. Buradaki pazarın Sovyetler Birliği’ne bağlı olması ve stratejik avantajın Doğu Bloğuna geçmemesi için ABD’nin askeri müdahaleyi meşru kılacak nedenler araması gerekiyordu. 1964'te Kuzey Vietnam devriye botlarının, Tonkin Körfezi'nde bulunan ABD savaş gemisi 'Maddox'a ateş açtığı iddiası öne sürüldü önce. ABD, bu gerekçeyi bahane ederek Kuzey Vietnam’ı uçaklarla bombalamaya başladı. Daha sonra devriye botlarının aslında ateş açmadığı ortaya çıktı. Bu saldırı kurmacası sayesinde ABD başkanı, kongreden çok geniş yetkiler koparmayı başardı. Buna göre, ABD Başkanı, saldırganları püskürtecek ve yayılmasını engelleyecek her türlü yetkiyle donatılmış bulunuyordu. ABD'nin Vietnam Savaşını haklı çıkarmak için daha bir çok düzmece iddialar ileri sürdü.
1963 Kasımında Güney Vietnam Devlet Başkanı Diem, askeri darbe sonucunda öldürüldüğü ileri sürüldü ama sonradan bunun bir cinayet olduğu ve cinayeti işleyenin ABD’nin istihbarat örgütü CIA’nin düzenlediği ortaya çıktı. Bu cinayetin ilginç yanı ise 1 ay önce de savaş yanlısı olmayan Kennedy’nin suikast sonucu öldürülmesiydi. Daha da ilginci her iki ülkenin de başına geçen yeni liderlerin savaş yanlısı olmasıydı. Kennedy’in yardımcısı olan Johnson, başkan olur olmaz Pentagona savaşa hazırlık emrini verdi. G. Vietnam’da öldürülen Diem’in yerine darbeci ve ABD yanlısı general Duong Van Minh başkan oldu ve Oda egemen olduğu G. Vietnam ordusunu savaşa hazır duruma getirmeye başladı.
Komünistlerle savaşmak üzere Vietnam’a yüz binlerce ABD askeri gönderildi. Bu, nihayetinde pahalı ve başarısız olacak; sivil huzursuzluğa ve uluslararası şaşkınlığa yol açacak bir süreçti. Yoğun bombardımanlar, kullanılan kimyasal silahlar, sivillere karşı yapılan acımasız şiddet ve yerleşim birimlerinin harabeye çevrilmesi gibi bir çok savaş suçunu işlemekten çekinmeyen ABD, bu savaşta milyarlarca dolarlık maddi kayıba ve 50.000’in üzerinde askerinin ölümüyle pahalı bir bedel ödemekteydi. Savaşın görüntülerinin ABD’ye ulaşması ve her eve giren televizyonun yarattığı kamu oyu etkisiyle savaşa karşı bir toplum iradesi oluşmaya başladı. Savaş uzadıkça bu toplumun potansiyeli büyümekteydi. Zaten Vietnam’da ABD’nin varlığı giderek anlamsızlaşmaya ve bataklık misali yok etmeye ve zayıflatmaya başlamıştı. Nitekim, ABD iktisadi ve siyasi gücünü burada yoğunlaştırmasıyla 10 yıllık bir zaman dilimini boşa harcamış oldu. Bu dönemde Sovyetler Birliği, ABD ile arasındaki stratejik ve siyasi prestij mücadelesini kendi lehine çevirmeye başlamıştı.
Kuzey Vietnam’ın gerilla taktiği başarılı sonuç verdi ve 30 Nisan 1975'te Güney Vietnam’ın başkenti olan Saygon, komünistlerin yönetimi altına girdi. Bu savaşta 4 milyon sivil ile 1 milyondan fazla Vietkong gerillası hayatını kaybetti. ABD'nin verilerine göre 200 ile 250 bin G. Vietnamlı asker ile 53 bin 200 ABD'li öldü yada kayboldu. ABD Başkanı Johnson’un mimarı olduğu bu yıkımdan, ABD askerlerini Nixon çıkarmayı başardı. 27 Ocak 1973’te Paris’te düzenlenen barış görüşmeleri neticesinde ABD askerleri bölgeden çekildi, ABD’nin Güney Vietnam’a tahsis ettiği 2 milyar dolarlık askeri malzeme’de komünist Vietnam’a devredilmiş oldu. Nixon, bundan böyle başka ülkelerin iç savaşlarında ABD’nin direkt olarak asker göndermeyeceğini , sadece desteklediği tarafa maddi ve askeri malzeme yardımları yapılacağını ifade etti.