Etiyopya Somali'yi Niçin İstila Etti?

AMERİKA'NIN YENİ KUKLASI: ETİYOPYA

Cameron Duodu *
5 Ocak 2007 - The Guardian

20. yüzyılın öğrettiği bir şey varsa o da güçlü orduların, ölümden korkmayan küçük savaşçı grupları tarafından dizlerinin üstüne çökeltilebildiğidir. Küçük Vietnam azametli Amerika’yı küçük düşürdü ve "taş devri"nde yaşayan Afganistan mücahitleri Sovyet ordusunu paketleyip geldiği yere geri gönderdi. Bütün bu örnekler ortadayken, niçin Etiyopya başbakanı Meles Zenavi ülkesinin ordusunu Somali'ye göndermiş olabilir?

Somali'de geçici hükümet İslami Şeriat Mahkemeleri Birliği'ne karşı bir iç savaş veriyor. Meles, Somali geçici hükümetinin arkasında Somali halkının desteğinin olduğunu düşünüyor olabilir ama bu da şu soruya yol açar: Eğer o kadar desteği varsa, neden Etiyopya ordusunun desteğine ihtiyaç duyuyor?

Etiyopya 1970'lerin sonunda ve 1980lerin başında Somali'yle savaştı fakat 10 yıldan uzun bir süredir sınırda barış hüküm sürüyordu. Dolayısıyla, Etiyopya, komşusunu istila edişine iç güvenlik kaygılarını gerekçe gösteremez.

Kriz, ABD'nin, kaçmakta olan İslami Direniş üyelerine karşı donanmasını harekete geçirmesiyle birlikte tırmandı. ABD, bunların bazılarının El Kaide'nin de aralarında olduğu terör örgütleriyle bağlantılı olduklarını ileri sürüyor.

Etiyopya'nın Somali'yi istilası hiç şüphesiz Somalili vatanseverlerin direnişiyle karşılaşacak. Başlangıçta, kanun hakimiyeti ve nizam benzeri bir ortam yaratacağı için "başarılı" diye nitelendirilecek olsa bile. İslami direniş de iç çatışmalarla zayıf düşmüş olabilir ama çok uzaklara gitmeden kendine yeni sığınaklar arayacak, yeniden örgütlenecek ve taraftar toplayacaktır.

Müslüman direnişçiler, arkasında hava desteği olan konvansiyonel bir orduyla karşılaşınca önlerindeki en akıllıca seçeneğin saklanmak olduğunu biliyor. Somalililer bu şekilde yüzyıllardır "ortadan kaybolmaya" alışıklar, her zaman da onları yendiklerini iddia edenleri rahat bırakmamak için geri dönmüşlerdir.

Bu defaki tehlike, direnişin başka ülkelere çekilmesidir. Etiyopya’yla kendi savaşını vermiş olan Eritre'nin düşmanının düşmanına yardım etmek için herhangi bir davet almasına gerek yok. İslami direnişin Suudi Arabistan, Yemen ve Körfez şeyhlikleri gibi yerlerdeki sempatizan İslami gruplardan mali destek aldığı söyleniyor. İslami Şeriat Mahkemeleri Birliği'ne en büyük yakıt da Amerika'nın Etiyopya'nın yanında yer alması olacaktır. ABD'li general John Ebuzaid'in geçen ay Etiyopya'yı ziyaret ettiği bildirildi. Etiyopya tam da bu ziyaretten sonra geçici Somali hükümetine "askeri tavsiye"lerde bulunmayı bırakıp açık silahlı müdahaleye girişti.

ABD'nin amacı petrol tankerlerinin Kızıl Deniz'e güvenli girişini temin etmek ve dikkate değer Müslüman nüfusları olan Somali'de veya Etiyopya'da El Kaide hücrelerinin neşvünema bulmasını engellemek. Şimdi Etiyopya'da, ABD'nin kendisini Somali'yi istilaya ikna etmesine izin vermek suretiyle İslam dünyasına ABD'nin "terörle savaşı"na katılmaya istekli olduğu sinyalini vermiş oluyor.

Etiyopya tüm dünyaya bir kukla imajı vermeyi kaldırabilir mi? ABD, Afrika Birliği -ki merkezi Etiyopya'nın başkentinde, Adis Ababa'dadır- içinde zaten büyük karışıklığa yol açmış durumda. Afrika Birliği aylardır BM Güvenlik konseyi'nin Darfur'a (Sudan) bir Afrika Birliği gücü yollamak konusunda ikna etmeye uğraşıyor ama başaramıyordu. Fakat Etiyopya'nın Somali'yi işgalinin akabinde birkaç gün içinde BM Güvenlik konseyi, ABD'nin baskısıyla, Somali'ye bir Afrika Birliği gücü yollama kararı alıverdi. ABD'nin Etiyopya'nın Somali'yi istilasını, tam da aylardır küçük düşürdüğü Afrika Birliği'nin şemsiyesi altında meşrulaştırmak istediği çok açık.

Etiyopya, yeryüzündeki en fakir ülkelerden biri olarak "dünya mazlumları"yla dayanışmaya muhtaç. Halbuki George Bush'un dış politikasının parçası olmakla, güçlü ile zayıf arasındaki mücadelede kendisini yanlış tarafta konumlandırmış oluyor.
---------------
* Ganalı romancı ve gazeteci
---çev: tayfun salcı ---