ABD Başkanlık Seçimlerinde Yarışacak Başkan Yardımcısı Adaylarının Profilleri
Göktürk Tüysüzoğlu
01/09/2008
Kasım 2008’de yapılacak Başkanlık Seçimleri öncesi ABD’de tansiyon giderek artıyor. Hem Cumhuriyetçiler hem de Demokratlar seçimlerde halkı yanlarına çekmek için yazılı ve görsel basında propagandalara hız vermiş durumdalar. Bu propaganda faaliyetleri sırasında tabiri caizse ‘belden altına vurma’ şeklinde etik olmayan faaliyetler de yapılmıyor değil. Her iki parti de yaşanan yoğun propaganda savaşı içerisinde başkan yardımcısı adaylarını da açıklamışlardır. Buna göre Delaware Senatörü Joe Biden, Demokratik Parti’nin Başkan Yardımcısı adayı olurken, Cumhuriyetçiler Alaska Valisi Sarah Palin’i 2.adamlık için aday göstermişlerdir.


Aslında hem Demokratların, hem de Cumhuriyetçilerin belirlediği Başkan Yardımcısı adayları kamuoyu tarafından beklenmeyen isimler olmuştur. Bunun en önemli sebebi de; hem Biden’in, hem de Palin’in birlikte yarışacakları Başkan Adayları Obama ve McCain’e göre oldukça farklı kişilikler olmalarıdır. Ayrıca, her 2 Başkan Yardımcısı adayı da seçimlerde yarışan her 2 partinin de geleneksel temayüllerine pek uygun olmayan isimler. Çünkü, Joe Biden Demokratik Parti’nin sağ kanadına yakın bir isim olarak hem parti ile hem de ‘değişim’ sloganıyla yola çıkmış olan Barack Obama ile uyumsuzluk yaşayabilecek bir isim. Cumhuriyetçilerin adayı Sarah Palin ise, hem genç hem de kadın olması dolayısıyla her zaman muhafazakar dürtüleri doğrultusunda oy veren Cumhuriyetçi Parti cenahında bir şaşkınlık yaratmıştır. Şimdi bu 2 Başkan Yardımcısı Adayını daha yakından inceleyelim.
Demokratik Parti’nin Başkan Yardımcısı Adayı olan Delaware Senatörü Joe Biden tam 35 yıldır ABD Senatosu’nda bulunmaktadır. Hukuk Eğitimi almış olan Biden, şu anda Senato Dış İlişkiler Konseyi Başkanlığı’nı yürütmektedir. Ulusal güvenlik, dış politika ve iç politika alanlarında oldukça deneyimli bir politikacı olan Biden, Bush Yönetimi’nin Irak Politikası’nı desteklemiştir. Birçok kez Irak’a giden ve burada yaptığı incelemeler sonucu hazırladığı raporlarda Irak’ın etnik ve dini farklılıklara göre 3’e bölünmesini ve federal bir yapıya sahip olmasını öneren Joe Biden, Bosna Krizi sırasında da aktif bir diplomasi örneği göstermişti. Savaşın en kızıştığı anlardan birinde Belgrad’a giderek Slobodan Milosevic ile görüşen Biden, daha sonraları Milosevic ve arkadaşlarını savaş suçlusu olarak görmeye başlamıştır. Sırp-Boşnak Çatışması esnasında Boşnakları destekleyen ve Bill Clinton Yönetimi’ni askeri bir operasyon konusunda ikna eden Joe Biden, Bosna’ya yapılan NATO Müdahalesi’nin arkasındaki en önemli isimlerden biridir. Demokratik Parti’nin sağ kanadına yakın duran Biden’ın, genç ve tecrübesiz Barack Obama’ya özellikle ulusal güvenlik ve dış politika konusundaki tecrübesiyle yardımcı olacağına inanılmaktadır. Biden, ABD’deki Ermeni ve Rum Lobilerine çok yakın bir isim olarak Türkiye için oldukça olumsuzdur. Daha önce Kıbrıs Konusu’nda merhum Bülent Ecevit ile yaşadığı tartışmalarla da gündeme gelen Biden, Kıbrıs’ta Rum Tezlerini savunmakta ve Sözde Ermeni Soykırımı’nın tanınmasından yanadır. Bu açılardan Obama ile aynı özelliklere sahip olan Biden, şüphesiz ülkemiz için büyük bir baş ağrısı olacaktır. Bu arada Biden’in 2008 Başkanlık Seçimleri için Demokratik Parti’den Başkan Adayı olmak istediğini ancak Iowa’daki ön seçimlerden sonra bu yarıştan çekildiğini de belirtelim.
Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan Yardımcısı Adayı olan Sarah Palin ise 44 yaşında ve şu anda Alaska Valisi konumundadır. 5 çocuk sahibi eski bir güzellik yarışması kraliçesi olan Palin, kürtaja karşı olan tutumuyla klasik bir Cumhuriyetçi olduğunu ortaya koymaktadır. Ev ekonomisi, kamu güvenliği, eğitim, ulaşım ve enerji alanlarında oldukça tecrübe sahibi olan Palin, silahlanmaya karşı çıkmamakta ve enerji şirketleriyle oldukça yakın ilişkiler içerisinde bulunmaktadır. Daha önce Alaska’da uyguladığı vergi indirimiyle Petrol ve Gaz Şirketleri’ne avantaj sağlayan Palin’in kocası da British Petroleum (BP)’de çalışmaktadır. Alaska’nın ilk kadın valisi olan ve ABD Başkanlık Seçimleri’nde Başkan Yardımcılığı için yarışacak 2.kadın aday haline gelen Sarah Palin’in özellikle Hillary Clinton’u destekleyen kesimden ve kadınlardan oy toplaması beklenmektedir. Kişilik itibarıyla klasik bir Cumhuriyetçi olan Palin’in en büyük dezavantajı muhafazakar Cumhuriyetlerin genç bir kadına oy vermek istemeyebilecekleri olasılığıdır. Ayrıca, dış politika konusunda oldukça deneyimsiz olan Sarah Palin’in 72 yaşında ve cilt kanseri dahil çeşitli sağlık sorunları olan John McCain’in yardımcısı olması, seçimleri kazanmaları halinde onun Başkanlık koltuğu için de muhtemel bir aday olacağını gösteriyor. Çünkü, John McCain’in sağlık durumu gerçekten hiç de iyi değil. McCain’in başına herhangi bir şey gelmesi durumunda, bu genç ve deneyimsiz politikacı ABD’yi yönetebilir. Bu olasılık Cumhuriyetçi çevrelerde yoğun tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Demokratlar da daha şimdiden bu olasılığı öne sürerek Sarah Palin ve John McCain hakkında negatif propagandaya başlamıştır.
ABD Seçimleri sonucunda kim kazanırsa kazansın, önümüzdeki 4 yılın çok ilginç gelişmelere açık olduğu ortadadır. ‘Değişim’’i dengeleyecek Joe Biden mı, yoksa tecrübeye biraz dinamizm katacak Sarah Palin mi? Amerikalılar önümüzdeki 2 ay boyunca bu konu üzerinde düşünecekler.
gokkturk@hotmail.com