Yeni Strateji Savaş Habercisi
Zbigniew Brezezinski
(13/01/2007)
ABD Başkanı'nın yeni Irak stratejisini açıkladığı konuşmayla ilgili beş gözlem yapmak mümkün. Öncelikle, başkanın bu konuşması daha öncekilere göre Irak'taki durumu daha gerçekçi bir biçimde değerlendiriyordu. Kişisel sorumluluk almaktan bilerek kaçınsa da, Bush Irak'taki başarısızlığı kabul etti. Konuşmanın dili de, başkanın 11 Eylül'den bu yana âdet edindiği tarza göre çok daha az İslam karşıtıydı. Fakat Bush yine de ABD'ye Irak'ta neyin meydan okuduğunu demogoji yoluyla fazlasıyla basitleştirmekten kendini alamadı; ABD ona göre 'genç bir demokrasi'yi aşırılık yanlılarından, Amerikan toplumunu da teröristlerden koruyordu. Bu iki sav da fazlasıyla şüphe uyandırıyor.
İkincisi, Irak'a 21 bin 500 asker daha yollanması, taktik anlamda fazla önemi olmayan bir siyasi hile ve hiçbir stratejik çıkar da getirmeyecek. Bu savaşı askeri olarak kazanmak yetersiz. Bu karar ABD askerlerini, Amerikan karşıtı direnişle süregelen kargaşa, etnik ve mezhepçi kavgayı nihai olarak çözme ihtimali bulunmayan kanlı çatışmalara sürükleyecek.
Çekilmeyi seçmesi zor
Üçüncüsü, bir yandan 'egemen' Irak rejimine 'takvim ödevleri' dayatırken, bir yandan da asker sayısını artırmak ve Suriye'yle İran'dan gelen dış tehdidi de vurgulamak, Irak hükümeti bu ödevleri beklendiği gibi yerine getiremeyince ABD'yi iki seçenekle karşı karşıya bırakacak: 'Suçla ve kaç' taktiğiyle Irak hükümeti sözlerini tutmadığı için çekilmek bunlardan biri. Fakat bu seçenek, Bush'un, ABD'nin çekilmesinin kaçınılmaz ve dehşet verici bir biçimde yol açacağını iddia edip durduğu şüpheli 'domino etkisi' için bir panzehir değil. Bush'un belki de zaten çoktan kafasına koyduğu diğer seçenekse, çekişmeyi Suriye ve İran'a karşı askeri müdahale yaparak genişletmek. Başkanın çevresindeki ve Beyaz Saray'daki bazı yeni muhafazakârların bunun için bastıracağı şüphe götürmez.
Sömürgecilik devri biteli çok oldu
Dördüncüsü, başkanın konuşması konuşma nihai bir siyasi çözümün çerçevesini belirleme ihtimaline bile değinmedi. Siyasi bir çözüm arayışı, Amerikalı ve Iraklıların, Amerika'nın nihai çekilme tarihi üzerine ortak bir karar alması için ciddi bir diyaloğu gerektiriyor; Irak'ın saygı duyulan ve fiziksel güce sahip bütün liderlerinin de bu diyaloğa katılması gerekiyor. Kamuoyu anketlerine göre, Iraklıların büyük çoğunluğu böyle bir çekilmenin kısa süre içinde gerçekleşmesini istiyor. İki tarafın birlikte kararlaştıracağı bir çekilme tarihi, Irak'ın tüm komşularının bölgenin güvenliği ve istikrarı hakkında ciddi bir tartışma başlatmasına yarayabilir. Fakat ABD'nin İran ve Suriye'yle görüşme ihtimalini değerlendirmeyi reddetmesi, bu yönetimin strateji geliştirmek yerine slogan atmaya dayanan 'kendi kendini dışlama' politikasının bir parçası.
Son olarak, Bush'un konuşması günümüzü yanlış anladığını gösteriyor. Amerika Irak'ta sömürgeci bir güç gibi davranıyor. Ama sömürgecilik dönemi biteli çok oldu ve sömürgecilik sonrası dönemde, sömürgeci bir savaşa girişmek kendi kendinizi yenilgiye uğratmak anlamına geliyor. Bush'un siyasetindeki ölümcül kusur da bu.
Zbigniew Brezezinski Kimdir? : 1976 - 1980 yılları arasında Jimmy Carter döneminin Ulusal Güvenlik Başdanışmanıydı. Henry Kissinger’dan sonra Amerikan dış politikasını etkileyen ikinci isim olmayı başarmış bir demokrattır. 1979 yılında İran’da Humeyni Devrimi’nin ve Afganistan’da Sovyet işgalinin gerçekleştiği dönemde Beyaz Saray’daydı. Türkiye’deki iç savaş ortamının “kontrol altına” alınması için 12 Eylül 1980 askeri darbesine yol vermesiyle de tanınıyor.