BERLİN'DE DÜZENLENEN "AVRUPA BİRLİĞİ'NİN 50. YILI" KUTLAMALARI'NIN ARDINDAN YAYINLANAN 50. YIL DEKLERASYONU
Yüzyıllar boyunca Avrupa bir düşünce, bir barış umudu ve anlayışı oldu.
Bu umut bugün artık gerçekleştirildi.
Avrupa’nın, Avrupalıların birlikteliği barış ve refah getirdi.
Ortak bir aidiyet duygusunu geliştirerek, uyuşmazlıkları aşmaya izin verdi. Her üye devlet, Avrupa’nın birleşmesine, demokrasinin sağlamlaştırılmasına ve hukuk devletinin inşasına katkıda bulundular. Orta ve Doğu Avrupa kadın ve erkeklerinin özgürlük tutkuları, Avrupa’nın suni bir şeklide bölünmüş olmasına kesin bir son verdi. Avrupa’nın birleşmesi ve bütünleşmesi, sancılı bir tarihin kanlı çekişmelerinden gerekli dersleri çıkartabilmemizi sağladı.
Bugün, geçmişte olmadığı gibi bütünleştik. Avrupa Birliği yurttaşları olarak şansımız, bütünleşmiş olmamız.
* * *
Ortak Avrupa ideallerimizi Avrupa Birliği’nde gerçekleştireceğiz.
İnsan, bütün hareketimizin tam ortasında.
Haysiyetine dokunulamaz.
Hakları elinden alınamaz.
Kadın ve erkek eşittir.
Barış, özgürlük, demokrasi, hukuk devleti, karşılıklı saygı ve sorumluluk, refah, güvenlik, tolerans, katılım, adalet ve dayanışmayı yürekten istiyoruz.
Avrupa Birliği çerçevesinde beraber çalışma biçimimiz benzer uygulamalara göre tektir. Bu durumun en basit göstergesi ise üye devletlerin birbirleri ile olan işbirliği ve kurdukları Avrupa kurumlarıdır.
Avrupa Birliği, eşit haklar ve dayanışma üzerine kuruludur. Böylece üye ülkelerin çıkarları adil bir denge ile kuruluyor.
AB içinde, üye ülkelerin kimliklerini ve geleneklerini koruyoruz. AB coğrafyasında sınırlar açık ve konuşulan dillerin, kültürlerin çeşitliliği bölgelerimizin zenginliğidir. Tek başımıza başaramayacağımız ancak aksine birlikte başarabileceğimiz o kadar çok şey var ki.
* * *
Ulusal sınırlarla, sınırlı olmayan büyük ve önemli işler başarmalıyız
Cevabımız Avrupa Birliği’dir. Avrupa idealimizi ancak hep beraber muhafaza edebiliriz. Birliğin yurttaşlarının çıkarı bunu gerektirir. AB modeli, ekonomik başarı ile sosyal dayanışmayı birleştirmiştir. Ortak Pazar ve para birimimiz Euro bizi daha da güçlü kıldı. Uluslararası pazarda ve gittikçe küreselleşen ekonomiyi, değerlerimize sahip çıkarak (yani vazgeçmeyerek) şekillendirebiliriz.
Avrupa’nın bilgi haznesi zengindir; yurttaşlarının işbilirliği, büyümenin, istihdamın ve sosyal bütünlüğünün anahtarıdır.
Terörizme, organize suçlara ve yasadışı göçmenliğe karşı hep beraber mücadele edebiliriz. Bu mücadeleliyi de yurttaşların özgürlük ve haklarına dokunmadan yapabiliriz. Bizi tehdit edenlerin de özgürlük ve haklarını koruyarak mücadele edebiliriz. Asla ırkçılık ve yabancı öteki düşmanlığı yayılma şansı bulamamalı.
İnsanlar şiddetin, terörizmin, savaşların kurbanı olmasın ve dünyadaki anlaşmazlıkların barış yoluyla çözülmesi için seferber olacağız. Yoksulluğu, açlığı, hastalığı dünyada geriletmek, yenmek istiyoruz , bu anlamdaki çabalarımızı sürdüreceğiz.
Kesin bir şekilde, dünyayı tehdit eden iklim değişikliğine sebep olan nedenlerle mücadelemizi sürdüreceğiz ve ortak bir enerji politikasında ilerleyeceğiz.
* * *
Avrupa Birliği açılımına devam edecek, aynı zamanda üyeler arasındaki gelişmeyi derinleştirecek. Sınırlarımız ötesinde de demokrasinin, istikrarın ve refahın bayrağı olmaya devam edeceğiz.
Avrupa’nın birleşmesi, önceki jenerasyonların bir rüyasının gerçekleşmesini sağladı. Tarih, bize bu şansı, bizden sonraki jenerasyonlar içinde korumamızı emrediyor. İşte bunun için Avrupa’nın siyasi birliğininin tesisini günümüz gerçekleri ile yeniden düşünmeliyiz. İşte bunun için, Roma Antlaşması’ndan 50 yıl sonra, kendimize 2009’a kadar Avrupa Birliği’nin yeniden tanımlanmış reformlarını gerçekleştirebilmek için bir hedef seçtik.
Çünkü biliyoruz ki Avrupa bizim ortak geleceğimiz.’