KAFKASYA KAYNIYOR

Evren Çevik
10 Ağustos 2008


8 Ağustos gecesi Gürcistan birliklerinin Güney Osetya'ya operasyon düzenlemesiyle başlayan çatışmalar giderek daha kapsamlı bir durum halini alıyor.

Domino teorisine uygun bir şekilde yürüyen süreçte önce zayıfta olsa Güney Oset kuvvetleri direniş gösterdi. Gürcü birliklerini durduramayan Osetler, Rusya'dan yardım istedi. Çok kısa bir süre içerisinde bölgede konuşlu olan zırhlı tugayını Güney Osetya'ya gönderen Rusya, hava saldırılarıyla da Gürcü birliklerini 2 gün içinde bölgeden uzaklaştırmayı başardı.

Gerek Avrupa Birliği'nin gerekse de ABD'nin sükunet çağrılarına Rusya riayet göstermemekteydi. Çeşitli yorumlarda bunun "Kosova ve Karadağ'ın rövanşı" olduğu fikirleri ağırlığını göstermekteydi.

Diğer yandan Rusya'nın da "insan hakları" ve "soykırımı engelleme" gibi kavramları ya da yaklaşımları uluslararsı kamuoyuna yönelik kullanmaya başlaması ciddi bir dezenformasyonun da göstergesi olarak kabul edilebilir. Rus merkezli medya kuruluşlarının Osetlerin ve bölgedeki Rus vatandaşlarının korunması amacını sıkça işlerken, Gürcistan medyası da yaşanan sorunu bir "Rus istilası" ve "Gürcistanı bölme girişimi" olarak yansıtmakta.     

Çatışmaların ilk gününden itibaren Gürcistan'ın diğer sorunlu bölgesi olan Abhazya'nın da Ruslar tarafından vurulması, Abhazyalı ayrılıkçılara bir işaret gibiydi. Nitekim çatışmaların ikinci gününde Abhaz kuvvetleri de harekete geçerek Gürcistan'a karşı  kuzey ve kuzey batı hattında bir cephe daha açmış oldu.

Görülen o ki Rusya Kafkasya'da "turuncu devrim" kaynaklı batı ittifaklarının oluşmasından son derece rahatsız. Zaten Rusya sık sık NATO'nun genişlemesinden rahatsızlık duyuyordu. "Turuncu devrim" yönetimlerinden biri olan Ukrayna Hükümeti de Rus donanmasının Sivastapol bölgesinden bir daha dönmemek üzere ayrılması için bu çatışmaları bir fırsat olarak görüyor. Sivastapol'dan ayrılan gemilerin yeniden Ukrayna karasularına ve limanlarına dönmesine izin vermeyebileceğini duyuran Ukrayna'nın da Rusya'nın bir sonraki (salt askeri olmasa da) hedefi olabilir.

Gürcistan lideri Şaakaşvili'nin ilk hamlesi olan G. Osetya operasyonu, şiddetli bir Rus müdahalesi ile karşılaşınca ikinci hamle olan uluslararası yardım talebi devreye girdi. Anlaşılan o ki yapılan operasyon, batlı güçler tarafından sahiplenilmemiş. Bu nedenle net bir destek alamayan Gürcistan, birliklerini çatışmaların ikinci gününden itibaren G. Osetya topraklarından çekmek zorunda kalmıştır. Rus kuvvetlerinin Güney Osetya'yı kontrol altında tutması ileride yapılack olan pazarlıklarda muhtemelen bir koz olacaktır. Abhazya'daki ayrılıkçılığında boyutlanmasıyla birlikte bu koz daha güçlü olabilecektir.
Evren Çevik

ABD Başkanı Bush'un yapmış olduğu açıklamalardan  anlaşılıyor ki asgari direnç noktası "Gürcistan'ın toprak bütünlüğü" olarak saptanmış. Yani Rusya'nın bu müdahalesine şimdilik sert bir siyasal veya askeri karşılık verilmeyeceği ortadadır.

Ateşkes ilan etme insiyatifini de elinde bulunduran Rusya, Gürcistan'daki "turuncu devrim" iktidarının yıkılmasını da bekleyebilir. Bu süreç içerisinde Batıyı susturmak için kontrolü altında bulunan enerji hatlarını da bir kırbaç gibi kullanabilir. Nitekim Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattının da güvenliği tehlike altında  olacaktır.

Rusya'nın, çevrelenme politikasına karşı bir cevap olabilecek bu durum, ABD'yi daha dikkatli olmaya yönelteceği kesindir. Çünkü benzer bir olayın Doğu Avrupa'da hatta Orta Asya'da gelişmesi, uluslararası güç dengelerini ciddi ölçüde sarsacaktır.  


evren@globalsiyaset.com