İsveç, gizli silah satışında rekora koşuyor
BİRGÜL ÖZBARIŞ
(10.03.2007)
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra başta savaş olmak üzere insan haklarının ihlal edildiği ülkelere silah satışını yasalarında yasaklayan İsveç devletine ait silahların Irak savaşında ortaya çıkmasının ardından İsveç Barış Örgütü (Kristna Fredsrörelsen), harekete geçti. İsveç devleti ile Amerika arasında yapılan gizli silah ticareti anlaşması çerçevesinde yapılan silah sevkiyatının durdurulmasını isteyen Barış Hareketi Sekreteri Martin Smedjeback, "İsveç gibi bir devletin el altından savaşlara silah aktarması kabul edilemez" dedi.
Dünya genelinde her gün yaklaşık 30 bin çocuk savaş, 90 bin çocuk ise açlık nedeniyle yaşamlarını yitirirken, ürkütücü rakamlara ulaşan silah ticareti ise giderek hız kazanıyor. Verilere göre bireysel silah alımı için dünya genelinde her gün kişi başına 125 euro para harcanırken, her yıl 7 bin milyar kron değerinde savaş malzemesi ticareti yapılıyor. Özellikle dünyada demokrasi polisi olarak tanına İsveç ise, son yıllarda en büyük silah ticareti yapan ülkeler arasında 9. sırada yerini aldı.
SİLAHLAR AMERİKA’YA SATILIYOR
Birinci Dünya Savaşı'nın ardından uluslararası sözleşmelerde ve iç hukukunda insan hakları ihlallerinin bulunduğu ülkelere silah satışını yasaklayan İsveç'te her yıl silah satışında 12 prosent değerinde yükselme yaşandığı belirtiliyor. Yaklaşık 20 yıldır Amerika'da silah üretimi için lisans alan İsveç, üretilen silahların çoğunu ise ABD'ye satıyor. Diğer yandan gelişmekte olan 3. dünya ülkelerinde de silah ticareti yapan İsveç, yaklaşık 63 ülkeye silah satışı gerçekleştiriyor.
2500 üyeye sahip İsveç Barış Harekâtı verilerine göre, sadece 2002 yılında 30 milyon kron tutarında tank, Pakistan, Bahrain, Venezuella ve Mesikada kullanılmak üzere satılırken, 1995 yılı ile 2004 yılları arasında 41 milyon kron tutarında 63 ülkeye silah satışı yapıldı.
Özellikle Kazakistan, Ummun, Pakistan, Tunus ve Birleşik Arap Devletlerine silah satışları yapıldığı belirtilen verilerde, 2000 ve 2004 yılları arasında 9 ülkeye İsveç devleti tarafından 3 milyar kron savaş materyali satıldı. 1999 yılında Güney Afrika'ya 6 milyon dolar savaş materyali satılırken, istatistiklere göre, Amerika'ya satılan silahlar ise Pakistan ve Irak savaşında kullanıldı. Söz konusu silahların halen Irak savaşında kullanıldığını dile getiren İsveç Barış Harekatı, demokrasiden yana bir ülkenin savaşa materyali üretmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirerek bu duruma son verilmesi çağrısında bulundu.
SİLAH ARTIKŞLARI REKORA KOŞUYOR
İsveç devletinin 2000 yılında Birleşmiş Milletlerle savaş olan ülkelere silah satışının durdurulmasına ilişkin imzaladığı deklarasyonu hatırlatan İsveç Barış Harekatı Sekreteri Martin Smedjeback, İsveç'in Amerika ve diğer devletlere silah satışlarının durdurulması için çalışma başlattıklarını söyledi.
Şiddetsiz ve silahsız bir dünyanın mümkün olduğunu dile getiren Smedjeback, İsveç'e ait silahların Irak savaşında ortaya çıkması üzerine devlet yetkilileriyle görüştüklerini söyleyerek, "Devlet bize silah satışlarını karşılıklı olarak yaptıklarını ve bunun güvenlik açısından zorunlu olduğunu söyledi. Yani iki ülke karşılıklı silah ticareti yapıyor. Örneğin devlet yetkilileri 1996 ile 2003 yılları arasında Vitruslan ülkelerinden 90 milyon kron tutarında savaş materyali satın aldıklarını da söylediler. Ancak bunu tespit etmek çok zordur. Çünkü satışların nasıl yapıldığını ve hangi ülkelere gittiğini bilemiyorsunuz. Devlet bize savaşlarda kullanılmadığını güvenlik açısından olduğunu söylüyor ama savaşlarda İsveç silahları bulunuyor. Bu kabul edilemez" dedi.
Kurum olarak silahlara karşı eğitim verdikleri ve bunu proje halinde yürüttüklerini aktaran Smedjeback, sorunlarını çözüm yolu ile çözen ülkelerin kendileri için örnek teşkil ettiklerini söyleyerek çalışmalarında bu durum esas aldıklarını dile getirdi.
Tarafların karşılıklı birbirini dinleyerek diyalog yolunu tercih etmeleri gerektiğini hatırlatan Smedjeback şöyle devam etti: "İnsanların şiddetsiz ve silahsız çözüm getirebileceğini göstermeye çalışıyoruz. Aslında çok basit şiddet kullanılmadan çözüm gelebilir. Önemli olan karşılıklı dinleme ve anlama gelişsin. Silahsız ve şiddetsiz çözüm dediğimizde ise yerine bir alternatif koymak gerektiğinden hareket ederek, bu çerçevede diyalog yolunu esas alan ülkeleri örnek gösteriyoruz. İsveç'te ve dışında şu an eğitimlerimiz devam ediyor ve bu eğitimlere daha çok okuyan kesimi esas alıyoruz. Soğuk savaştan sonra silah satışları azalmıştı. Ancak son yıllara bakıldığında silah satışlarından büyük bir artış yaşandığını gözlemliyoruz. Dünya üzerinde yapılan silah satışlarına karşı uluslararası kuruluşlarla hareket ederken kendi bulunduğumuz ülkenin silah satmaması için mücadele yürütüyoruz.İsveç ile Amerika arasında bir anlaşma imzalandı ve silah satışları sağlanıyor. Biz bunun durdurulması için çalışma yürütüyoruz."
DEMOKRASİ VE SİLAH SATIŞI!
İsveç'ten Amerika'ya silah satışının yapılmasının demokrasi adına kabul edilemez olduğuna işaret eden Smedjeback, özellikle Irak savaşında İsveç'e ait silahların kullanılmasının kendilerini büyük oranda etkilediğini dile getirerek devleti satışlarda vazgeçmeye çağırdı. Satışların el altından yapıldığını dile getiren Smedjeback sözlerine şöyle devam etti: "İsveç'ten Amerika’ya silah gitmesi bizi çok üzen bir durumdur. Çünkü demokrasi savunucusu bir ülkeden savaşın yürütüldüğü ülkelere silah satılması kabul edilemez.
Amerika'nın Irak savaşında birçok kez İsveç silahları kullanıldı. Halende kullanıyor. Buna karış Ortadoğu'da da silah karşıtı hareketlerin gelişmesi gerekiyor. Özellikle son yıllarda Türkiye üzerinden Ortadoğu'da bazın hareketlenmeler var ve savaş karşıtı sesler yükseliyor. Bu durum bizi sevindiriyor. Şiddete ve silahlanmaya karşı gelişen mücadelelerinin büyümesi gerekiyor. Özellikle Türkiye'de son yıllarda gelişen savaş karşıtlığı bizi sevindiriyor. Orada bir çalışmamız yok ancak orada savaş karşıtlığının gelişmesi bizi sevindiriyor. İsveç devleti ticaret anlamında Türkiye'ye açılım sağlıyor. Bu sayede bizlerde o ülkede neler olup bittiğini öğreniyoruz. Militarizme karşı gelişen hareketlenmeyi destekliyoruz. Türkiye'de silahlara karşı bir mücadelenin yürümesi bizi sevindirir ve orada da ilişkilerimiz olsun istiyoruz. Orada kurulan savaş karşıtı örgütlenmelerle bağlantı kurmak istiyoruz. Militarizme karşı yürütülecek bir mücadele her ülke tarafından kendi bulundukları yerde karşı mücadele başlamalıdır. Çalışma ancak böyle başarıya ulaşabilir. Dış destek belirleyici değildir güçlendirircidir. Militarizme karşı kurulan kuruluşlarla ilgilenmek ve Türkiye gibi militer bir ülkede böyle bir çalışmanın başlaması bizlere moral veriyor."
BM'DEN GLOBAL HUKUK TALEBİ
İsveç'te yapılan seçimlerin ardından değiştirilen kanunlarda özellikle silah satışlarının kolaylaştırılmasının istendiğini hatırlatan Barış Harekatı Enformasyon Danışmanı Karin Haglind ise, İsveç devletini barış çalışması yürüten bir kurum olarak eleştirdiklerini dile getirdi. Kurum olarak insanların savaşlarda ve bireysel silahlarla öldürülmelerine karşı proje geliştirmeye çalıştıklarını söyleyen Haglind, BM'nin de bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi. Savaşlar hizmet etmek yerine harcanan paranın insanlığın hizmetine sunulması için çağrıda bulunan Haglind, şunları söyledi:
"Hem iç hem de uluslararası hukukta silahlara karşı bir mücadele yürüterek, bunun global bir hukuk haline gelmesi için Birleşmiş Milletler'den talebimiz var. Böyle bir hukuk sistemi oluşturularak ancak bu ticaretin önüne geçilebilir. Bu şekilde savaşlara harcaman paralar insanlığın hizmetine sunulmuş olur. Ancak bu şekilde devam ederse İsveç gibi bir devlette silah ticaretinde yakında birinci sırada yerini alır. Bu çerçevede İsveç devletini de eleştiriyoruz ve tutumlarına karış duruyoruz. İsveç kanunlarına göre dışarı silah satamazlar ama her zaman başka bir yol bulup silah ticareti yürütüyorlar. İsveç silahlarının bazen başka ülkede savaş sırasında kullanıldığına tanık olduk. Bu durum bizi rahatsız ediyor. Bir çalışma yürüttük ve İsveç'te bilinmek istenmeyen 4 başlık çıkardık. İnsan hakları alanında silah satmaya karşıyız. Ancak görüyoruz ki insan haklarını savunan İsveç gibi devletler insanlara karşı kullanılması için silah satıyor. Demokrat ülkelerin demokrasi olmayan ülkelere silah satması demokrasi açısında ciddi bir sorundur. Bunun üzerinde iyi düşünmek gerekiyor. Bu insan haklarına ters bir durumdur. Öte yandan bireysel silahsızlanma içinde ayrı bir çalışmamız var. Bireysel silah ticareti görülmeyebilir ancak son yılların en büyük sektörü haline getirildi. Bizler buna karşı bir çalışma başlatarak uluslararası kuruluşlarla ortak çalışma yürütüyoruz."
Kaynak: ANF NEWS AGENCY