KARADENİZ: JEOSTRATEJİK GERİLİM BÖLGESİ

Romanya ile Bulgaristan’ın AB üyelikleriyle dikkatler Karadeniz bölgesine çevrildi.

Avrupa ile Rusya arasındaki ilişkiler bakımından büyük bir stratejik öneme sahip Karadeniz’in Avrupa bilincindeki yeri, önemli değildi. Ancak bugün demokratik standartların yayılması, enerji yolları, sınır anlaşmazlıkları, Güneydoğu Avrupa ile Kafkasların istikrarı, yasadışı göç, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi sorunlar, Karadeniz ile yakından bağlantılıdır. Akdeniz ve Baltık denizinden sonra Karadeniz, sorunlarıyla ve fırsatlarıyla birlikte AB’nin üçüncü denizi haline geldi. SSCB’nin dağılmasıyla Karadeniz’deki dengelerin değişti. Büyük mücadeleler sonucunda XVIII. Yüzyılda Karadeniz’e ulaşan Rusya için yeni durumun aslında büyük bir gerileme anlamına geldi.


Karadeniz kıyısında Moskova tarafından kontrol edilen dar şerit, bugün Soçi’den Azak denizine kadar uzanıyor. Rus donanmasının 2017 yılına kadar Sivastopol’de kalacağı düşünülüyor. Putin, bu sürenin uzatılmasını talep ediyor. Öte yandan NATO üyesi Romanya ile Bulgaristan, ABD üslerine ev sahipliği yapacaklar. Gürcistan da NATO üyesi olmak istiyor. NATO projesini şimdilik rafa kaldıran Ukrayna, Rusya için güvenilir bir ortak değil.


Karadeniz ayrıca “dondurulmuş ihtilaflarla çevrili bir deniz konumunda. Abhazya, Güney Osetya ve Transdinyester’deki sorunların çözümü açısından AB de, şimdiye kadar marjinal bir rol oynadı. Karadeniz, aslında ABD yanlısı “Avrupa-Atlantik” ile Rusya yanlısı “Avrupa-Asya” akımlarının karşı karşıya geldiği bir coğrafya. Avrupalılar, bu güç mücadelesini şimdilik seyretmekle yetiniyorlar.


Karadeniz ile Orta Asya ülkeleriyle ilişkiler, Almanya Dönem Başkanlığı’nın öncelikleri arasında yer alıyor. 1993 yılından bu yana henüz bir görünürlük kazanamayan Traceca projesi de yeni bir İpek Yolu yaratılmasına yönelik olarak geliştirildi. Şahdeniz doğal gaz yataklarını Rusya’yı bypas ederek, Avusturya’ya bağlayacak olan Nabucco projesine Haziran 2006’da AB tarafından yeşil ışık yakıldı. Gazprom ise Mavi Akım boru hattını Macaristan’a uzatarak Nabucco’yu nötralize etmek istiyor. Nabucco’nun finansman sorunu henüz çözümlenemedi.


“Avrupa-Atlantik” vizyonu bağlamında Karadeniz bölgesinde GUAM, Demokratik Seçim Topluluğu, Karadeniz Forumu gibi bölgesel girişimler çoğaldı. Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu da Karadeniz ile ilgili stratejik konularla çok yakından ilgileniyor ve görüşlerini sık sık Washington ile paylaşıyor. Rusya ise bu oluşumlardan hiçbirinde yer almıyor.


Karadeniz’e genişleyen AB bu sorunlarla daha yakından ilgilenmek zorunda kalacak. Avrupalılar, özellikle Gürcistan’da ağırlıklarını artırmaları gerekecek. Ülkeye uygulanan Rus ambargosu demokratik bir rejimi hedef alıyor.


Moldova’nın Avrupa’nın desteğini aradığı bir dönemde Transdinyester sorunu da önem kazanacak.



Diğer taraftan, ABD, NATO Komitesi ve Geçiş Dönemindeki Demokrasiler Projesi Başkanı Bruce Jackson’un, ABD’nin “Büyük Karadeniz” projesinden bahsettiği ve Karadeniz’de Batı değerleriyle Rusya’nın değerlerinin çatıştığı görüşünü savunduğu kaydedildi. Orta Asya enerji kaynaklarının geçişi için ABD, 1990’lu yılların ortalarından bu yana bütün ağırlığını Karadeniz’e verdi. Bakü-Tiflis-Ceyhan ile Bakü-Tiflis-Erzurum boru hatlarının bu stratejinin birer sonucu oldukları, Avrupalıların ise yeterli imkanları ve gerekli stratejik vizyonu bir türlü ortaya koyamadıkları ifade ediliyor.

(Le Monde gazetesi)