Gürcistan Bölündü
Göktürk Tüysüzoğlu
27/08/2008
Rusya Federasyonu Parlamentosu’nun Abhazya ve Güney Osetya’ya bağımsızlık verilmesini onayladığı oturumunun ardından Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, Parlamento’nun aldığı kararı onaylayarak Gürcistan’ın 3’e bölünmesini resmen kabul etti. Buna göre Güney Osetya ve Abhazya; Rusya Federasyonu tarafından ‘de jure’ birer devlet olarak kabul edildi. ABD, AB, NATO ve AGİT üyelerinin Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü destekler mahiyette kararlar almasına rağmen, Rusya, kararından geri dönmeyeceğini ilan etmiştir.
Gürcistan’ın büyük olasılıkla ABD’nin desteğine güvenerek, Rus Propagandası’nın da etkisiyle kendi toprakları içerisinde bulunan ancak 1990’ların başında yaşanan iç savaştan beri kendi kendisini yöneten Güney Osetya’ya girmesi ile başlayan savaş 1 hafta sürmüş ve Osetlerin yanında savaşa giren Rusların, Gürcü Ordusu’nu adeta sürklase ederek Tiflis yakınlarına gelmesiyle sona ermişti. Bu sırada Abhazya da Gürcü kuvvetlerine karşı harekete geçmiş ve 30 bin kişilik Gürcü Ordusu 2 ateş arasında kalmıştı. Büyük güçlerin Rusya’yı uyarması sonucu sona eren bu sınırlı savaş sonucunda Gürcü Yönetimi, Tiflis ve çevresi dışındaki bölgelerde hakimiyetini kaybederken, Rus Güçleri Abhazya ve Güney Osetya’ya tamamen yerleşmiş ve ülkenin birçok bölgesinde kontrol noktaları oluşturmuştu. Ayrıca, Poti Limanı, Batum Limanı ve enerji nakil hatlarının kontrolü de Ruslara geçmiştir. Sonuç olarak uzun zamandır NATO’ya katılabilmek için büyük çaba gösteren ve Rusya ile ilişkileri tamamen koparmak pahasına Batı Bloğu’na ve ABD’ye yaklaşan Gürcüler, ağır bir hezimete uğramışlardır. Tabii, Gürcistan’ın başına gelenler Rusya’ya karşı aynı politikayı izleyen Ukraynalılara da bir mesaj niteliğindedir. Yine, Kafkaslar’daki bir diğer Batı taraftarı ülke olan Azerbaycan da gereken mesajı almıştır. Nitekim, Azeri Yetkililer savaştan etkilenen Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın yerine ‘geçici’ süre ile de olsa Rus Limanlarını kullanacaklarını açıklamışlardır. Gürcistan’ın yaşadığı bu ağır dram aynı zamanda Batı Bloğu’nun ve özellikle de ABD’nin Rusya karşısındaki mağlubiyetine işaret etmektedir.
ABD ve AB, Soğuk Savaş sonrası değişen güvenlik paradigmalarının da etkisiyle Karadeniz’e ve Kafkasya’ya açılma planları yapmaya başlamış ve bu amaçla da bir Soğuk Savaş icadı olan NATO’yu kullanmayı planlamıştır. Gürcistan, Azerbaycan, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya gibi ülkeleri NATO’ya çekmeye çalışan ABD, Balkanlar ve Doğu Avrupa konusunda başarılı sayılabilecekken, Rusya’nın arka bahçesi konumunda olan Güney Kafkasya’da başarısız olmuştur. Rusya, Gürcistan’a düzenlediği yıldırım operasyonuyla Batı’ya ve ABD’ye önemli bir mesaj vermiştir.
Rusya, şimdi de uzun zamandır koruyuculuğunu yaptığı Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlığını kabul ederek küresel liderlik mücadelesinde Batı’yı ürkütmüş ve Kosova’nın rövanşını almıştır. Bilindiği gibi 2008 başında Sırbistan’dan, Sırpların karşı çıkmasına ve Rusya ile Çin’in Sırpları desteklemesine rağmen, ayrılarak ABD ve AB desteğiyle bağımsızlık ilan eden Kosova, Rusya için sembolik bir yenilgi olarak görülmüştür. Ruslar, uluslararası hukuka aykırı olarak gördükleri ve Balkanlar’da dengeyi bozacağına inandıkları bu bağımsızlık ilanına şiddetle karşı çıkmışlar ve BM’de de veto edeceklerini açıklamışlardı. İşte, o zaman galip çıkan Batı İttifakı, Gürcistan Sorunu’nda aynı başarıyı gösterememiş ve Rusya’nın pozisyonunu devralmıştır. Gürcistan’ın toprak bütünlüğü ve Abhazya ile Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının tanınması sorunu tıpkı Kosova-Sırbistan meselesinde olduğu gibi uzun süre gündemde kalacak ve tam anlamıyla çözülemeden, 2 blok (Rusya-ABD/AB) arasında sorun olma vasfını sürdürecektir.
Kosova Sorunu’nda olduğu gibi Abhazya ve Güney Osetya’nın bağımsızlıklarının tanınması konusu da Türkiye için önemli bir sorun olacaktır. Bilindiği gibi NATO İttifakı’nın önemli bir üyesi olan Türkiye, bu ittifaka yaklaşmaya çalışan Gürcistan’a önemli oranda askeri destek vermekte, 2 ülke arasında ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda çok sayıda anlaşma bulunmakta ve Gürcistan-Türkiye İlişkileri tam bir ittifaka doğru yol almaktadır. Türkiye ile Gürcistan, Kafkasya ve Orta Asya Petrol ve Doğalgazı’nın Batı’ya iletimi konusunda da çok sayıda proje üzerinde çalışmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı, yine buna paralel Erzurum’a bağlanacak doğalgaz hattı, demiryolu bağlantısı ve İpek Yolu’nun canlandırılması projeleri bunlar arasındadır. Bu nedenle Türkiye, Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü desteklemektedir. Ancak, Türkiye’de 5-6 milyon kadar Kafkas kökenli insan da yaşamaktadır. Bu vatandaşlarımız da, Türkiye’nin tıpkı Kosova konusunda yaptığı gibi Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanımasını istemektedirler. Hatta, Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına benzetenler de bulunmaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin tıpkı Kosova konusunda yaptığı gibi Güney Osetya ve Abhazya konusunda da aynı politikayı uygulaması gerektiğine inananlar hiç de az sayıda değildir. Kuşkusuz, KKTC’nin günümüzdeki statüsü Abhazya ve Güney Osetya’ya benzemektedir ancak 2 örnek arasında hukuksal açıdan büyük farklar bulunmaktadır.
Kosova’nın bağımsızlığı sonrası gördüğümüz görüntülerin bir benzerini bugün Tshinvali ve Sohum’da da çok net olarak görüyoruz. Kosovalı Arnavutlar, ABD Bayrağı ile sokaklara dökülürken, Osetler ve Abhazlar da Rus Bayraklarını kapıp sokaklara dökülmüşlerdir. Küresel liderlik mücadelesinde karşılıklı olarak hamleler yapılmakta ancak oyunun sonu henüz öngörülememektedir. Topyekün bir Soğuk Savaş’ın çıkması olasılığı da şu an için hiç de gerçekçi görünmüyor. Türkiye de bu mücadelede çok kritik bir konumda bulunuyor. Şunu net olarak söyleyebiliriz ki Gürcistan ile çok yakın ilişkilere sahip, NATO üyesi Türkiye’nin günümüz konjonktüründe G.Osetya ve Abhazya’yı tanıma ihtimali oldukça düşüktür. Ancak, ülkemizi yönetenlerin dünyanın parlayan gücü Rusya ile ilişkileri de karşılıklı çıkar ilişkisine dayalı, dostane bir biçimde sürdürmeleri gereklidir. Rusya’nın elinde bulundurduğu enerji potansiyeli ve her yıl ülkemize gönderdiği milyonlarca Rus turist bu ülkenin, Türkiye için önemini açık bir biçimde ortaya koyuyor.
gokkturk@hotmail.com