Rusya'da Medvedev Dönemi

Göktürk Tüysüzoğlu
10 Mart 2008


Rusya’da 2 Mart 2008 tarihinde gerçekleştirilen Devlet Başkanlığı Seçimleri’ni Vladimir Putin’e yakınlığıyla tanınan ve yine Putin’den tam destek almış olan Dmitry Medvedev %70’e dayanan oy oranıyla kazanmıştır. Medvedev; Boris Yeltsin ve Vladimir Putin’den sonra Rusya Federasyonu Başkanlık Koltuğu’na oturacak 3. isim olacak.

Bilindiği gibi Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve komünist sistemin çökmesinin ardından, Rusya’da çok dramatik gelişmeler yaşanmıştır. Ekonomi çökmüş, birçok alanda büyük sorunlar ortaya çıkmış ve Rusya’da sosyal yapı oldukça bozulmuştu. Ayrıca, Çeçenistan Sorunu’nun da ortaya çıkmasıyla birlikte Rusya hem ülke içerisindeki sorunlarla boğuşmak, hem de ayrılıkçı Çeçenistan Sorunu ile uğraşmak zorunda kalmıştır. 1999’da Boris Yeltsin sonrası göreve gelen Vladimir Putin çok büyük bir başarı göstermiş ve konjonktürel gelişmelerin de yardımıyla Rusya’yı toparlamayı başarmıştır. Öncelikle, Çeçenistan’daki ayrılıkçı hareketi bastırıp, merkeziyetçi yapıyı güçlendiren Putin, daha sonra SSCB’nin çöküşüyle ortaya çıkan ve ekonomik anlamda oldukça güçlü, mafya ile de çok yakın işbirliği içerisindeki ‘oligarkları’ sistemden söküp atmıştır. Oligarkların sistemden atılması ile birlikte eli oldukça güçlenen Putin, tüm önemli enerji ve telekom şirketlerini devletleştirmiştir. 2001 sonrası çok büyük bir artış gösteren enerji fiyatlarının da etkisiyle Rus Ekonomisi toparlanma sürecine girmiştir. Rusya, elinde bulunan petrol ve doğalgaz rezervlerini çok etkili bir şekilde kullanmış ve bu doğal kaynakların ihracından elde ettiği geliri sosyal yapının düzeltilmesi, ekonominin canlandırılması ve askeri gücün arttırılmasında kullanmıştır. Rusya, Putin Döneminde Çin gibi çok önemli bir devle işbirliğini geliştirmiş, Şangay İşbirliği Örgütü’nü kuvvetlendirerek Orta Asya Devletleri ile yakın işbirliği kurmuştur.

Putin Döneminde AB’nin de en önemli enerji tedarikçisi haline gelen Rusya, Avrupa’yı bu alanda adeta kendine bağımlı hale getirmiştir. Ülkemiz ile de ekonomik anlamda çok çeşitli antlaşmalar imzalayan Putin Rusya’sı bu ticaretten şu an için karlı çıkan taraf konumundadır. Tıpkı AB gibi ülkemiz de enerji alanında Rusya’ya bağımlı durumdadır.

Rusya-ABD İlişkileri ise Soğuk Savaş’ın ardından yaşanan çöküş sonrası günümüzde tekrar ‘eşitlik’ ilkesine bağlanmıştır. Rusya, küresel dünyanın lideri ABD’yi ‘eleştirebilen’ birkaç ülke arasında yer almaktadır.

Mayıs ayında Putin’in koltuğuna oturacak Dmitry Medvedev oldukça genç ve dinamik bir isim. Bir süredir Putin’in en yakınındaki isimlerden biri olan Medvedev, Rusya’nın en önemli şirketi, adeta ekonomisinin dinamosunu oluşturan, GAZPROM’un başındaki isim olarak biliniyor. Putin’e göre daha liberal bir isim olarak görülmesine rağmen yine de onun politikalarını yürüteceği tahmin edilen Medvedev, GAZPROM’un başındaki isim olması nedeniyle özellikle Avrupalılar tarafından çok yakından tanınıyor.

Dmitry Medvedev, Mayıs ayında Başkanlık Koltuğu’na oturduğunda çözmesi gereken önemli problemleri olacak. Bunlar, ülkenin giderek azalan etnik Rus nüfusu, çözülmesi gereken ekonomik problemler, büyümenin arttırılması ve yine milli gelirin nüfusun alt kesimlerine kadar yayılması gibi sorunlardır. Ayrıca, Doğu Avrupa ve Balkanlar’da Rusya aleyhine gelişen olaylara da el atması gerekecek. Özellikle, ABD’nin Polonya ve Çek Cumhuriyeti’ne yerleştirmek istediği füze savunma sistemleri konusu Medvedev’in karşısına çıkacak en önemli problemlerden biri olacak.

Medvedev Başkanlık Koltuğu’na oturduğunda Başbakanlık Koltuğu’na da büyük ihtimalle Putin oturacak. Rusya Anayasası’na göre üst üste iki defadan fazla Başkanlık yapılamadığı için Putin, Başkanlığı bırakmak zorunda kaldı ancak partisi Birleşik Rusya, Rusya Parlamentosu’nun açık farkla en önemli partisi olduğu için ve Putin de son parlamento seçimlerinde 1.sıradan seçildiği için büyük bir ihtimalle Başbakanlık Koltuğu’na oturacak. Aslında, Putin kendisinin tekrar Başkan seçilmesini önleyen Anayasa Maddesini değiştirebilirdi çünkü Parlamento’da çok büyük bir güce sahipti. Ancak, Putin kendisi için Anayasa değişikliği yapılmasını uygun görmedi ve koltuğu Medvedev’e bırakmak istediğini açıkladı. Bunun üzerine partisi Birleşik Rusya tarafından kendisine önerilen Başbakanlık Koltuğu’nu kabul etmiş gibi görünüyor. Böylece Putin, Başbakanlık Koltuğu’nda oturarak, işleri denetlemeyi sürdürecek, Medvedev’i de yakın takibe alacak. Mayıs ayından itibaren Medvedev-Putin ikilisini Rusya’nın başında göreceğiz. Rusya’dan fısıldanan haberlere bakılırsa Putin, Medvedev’in görev süresinin bitiminde tekrar Başkanlık Koltuğu’na oturma niyetinde.

İşte, Rusya’da gerçekleştirilen Başkanlık Seçimleri’nin ardından genel tablo bu şekilde görünüyor. Bakalım Medvedev Putin’in emanetçisi görevini üstlenecek etkisiz bir Başkan mı olacak, yoksa kendi düşünceleri ve ideallerine göre davranan bir lider mi? İkinci olasılık gerçekleşirse Rusya’da çok ilginç gelişmeler yaşanabilir.



gokkturk@hotmail.com