İran ve Türkiye Enerji İşbirliği ve Amerika'nın Müdahalesi

25-07-2007

Bu yazıda İran'ın doğal gaz kaynakları açısından sahip olduğu konum ve önemine değindikten sonra, Avrupa'nın İran'ın doğal gazına ihtiyacı ve ardından Amerika'nın çıkardığı sorunlara kaşı Türkiye ve Avrupa'nın tepkilerini inceleyeceğiz.

İslami İran cumhuriyeti Rusya'nın ardından dünyanın doğal gaz rezervlerinin %15'ine sahip, dünyanın ikinci ülkesi konumunda. Güney Pars doğal gaz havzası 14 trilyon m3 rezerve ile İran'ın en büyük doğal gaz kaynağıdır. Hali hazırda 5'i işletmeye başlayan , 3'ü son aşamalarında bulunan ve yakında 2'sinin inşaatına başlanacağı söz konusu havza,24 ünitede tasarlanmış. Bu 10 ünite için çeşitli yerli ve yabancı mali firmalarca 25 milyar doların üzerine yatırım yapılmış. İran Milli Petrol teşkilatının raporuna göre İran'ın doğal gaz rezervleri yaklaşık 28 trilyon m3 tür. Hali hazırda günlük 560 milyon m3 ihracatı olan İran 2014'e kadar bu rakamı 1 milyon 510 bin m3 ulaştırmayı hedefliyor. Doğal gaza ilaveten İ.İ.C.i petrol kaynakları açısından da tartışılmaz zengin bir ülke sayılır, bu yüzden çeşitli ülkelerin petrol ihtiyacını giderme imkanına sahiptir. İran Milli Petrol teşkilatının raporuna göre İran kesin olarak137 milyar varilin üzerinde petrol rezerv'ine sahip.  

İran, sahip olduğu doğal gazın büyük bir bölümünü iç sanayide, özellikle petrol kuyularına enjekte etmek , ayrıca petrokimya kompleksleri ve sanayi alanında kullanmakta; ve doğal gaz enerjisinin fazlasını diğer ülkelere özellikle Avrupa, Türkiye, Hindistan ve Pakistan'a ihraç etmek istiyor. Önemli olan konu ise başta Türkiye ve AB olmak üzere diğer ülkelerin İran doğal gazına olan ihtiyaçlarıdır. Dünya çapında petrol yerine doğal gazın kullanılmasına olan rağbet her gün daha da artmakta. Günümüzde dünyanın kullandığı enerjinin yaklaşık %23'ünü doğal gaz oluşturmakta, fakat bu oran yıllık olarak yaklaşık %2,5 oranında artmakta. Böylece 2025 yılına kadar dünyanın doğal gaz tüketimi 4,5 trilyon m3 e ulaşacaktır. Türkiye, AB, Hindistan ve Pakistan dünyanın en büyük enerji ithalatçı ülkeleri arasındalar. Örneğin Hindistan'da bu artış oranı yıllık yaklaşık %6'dır; bu rakam Çin'den sonra en yüksek orandır. Türkiye de, yüksek ekonomi gelişmesi ( yaklaşık %7 ) sebebi ile sanayi alanı için doğal gaza büyük oranda ihtiyaç duyuyor. Bu arda İran dünyanın ikinci büyük doğal gaz ülkesi olarak söz konusu ülkelerin ilgi odağında. 

Görüldüğü gibi İran diğer ülkelerin enerji ihtiyacını karşılama gücünde, ve söz konusu ülkeler bu arada Türkiye başta olmak üzere ucuz ve aynı zamanda çevre sağlığı kriterlerine uygun enerjiye ihtiyaçları var. Bu arada Rusya'dan Avrupa'ya intikal edilen doğal gazının geçici olarak Moskova tarafından kesilmesi, Avrupalıların daha zengin ve güvenilir başka enerji kaynakları aramaya yöneltmiştir. Bu yüzden İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya intikal seçeneği en önemli proje olarak dikkate alındı. Bu yüzden en iyi ve en ekonomik yol Orta Asya, Azerbaycan ve İran doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya intikal edilecek Noboccu projesidir. Noboccu, Türkiye'nin BOTAŞ, Bulgaristan'ın Bulgar Gaz, Romanya'nın Trans gaz, Macaristan'ın M.O.L ve Avusturya'nın O.M.V. şirketlerinden oluşan ve her birinin eşit %20'lik hisseye sahip olan bir konsorsiyumudur. 

Türkiye daha önce 1996 yılında imzaladığı anlaşma uyarınca 2001 yılından itibaren İran'dan yıllık 10 milyar m3 doğal gaz ithal ediyor. Buna ilaveten Avusturya'nın ardından İsviçre de enerji alanında her biri 22 milyar € ( Avro ) değerinde imzaladıkları ayrı anlaşmalarla ilk etapta yıllık 5 milyar m3 doğal gaz ithal edecekler. 

13 Temmuz tarihinde İran'ın petrol ve Türkiye'nin enerji ve doğal kaynaklar bakanları arasında imzalanan anlaşma 3 milyar 300 milyon dolar yatırımla başlanacak ve İran ve Türkmenistan'ın yıllık 30 milyar m3 doğal gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya intikalini ön görülürken; Türkiye'nin Güney Pars doğal gaz havzasının 22,23,ve 24. ünitelerinde 3,5 milyar dolar yatırım yapmasını gerektiriyor. Tahran ve Ankara imzalanan anlaşmanın resmen açıklanması ardından ABD dışişleri bakanlığı sözcüsü müdahaleci bir açıklamada bulunurken, bu konudan duyduğu rahatsızlığı belirtti. Tabi ABD muhalefetinin sebeplerinden birini İran'la olan geleneksel muhalefetinde aramak gerekir. Tabi bu muhalefetlerinin son 30 yılda sonuçsuz kaldığı da her kes tarafından bilinmekte. Tabi Amerika ilk kez İran ve diğer ülkeler arasındaki petrol ve enerji anlaşmalarına muhalefet etmiyor. Daha önce de İran doğal gazının Pakistan üzerinden Hindistan'a ulaştırmayı öngören Barış borusu konusunda da Amerika'nın muhalefetine şahit olduk. Tabi Yeni Delhi ve İslam Abat yetkilileri milli çıkarlarını Amerika'nın hoşnutluğuna tercih ederek, hiç bir ülkenin İran gazını almalarını engelleyemeyeceğini ilan ettiler.  

Daha önce Washington'un Ortadoğu ve Hazar denizinin enerji politikalarına eşlik eden Türkiye de ilk kez milli çıkarları doğrultusunda Amerika'dan uzaklaşırken, AB ile aynı yönde ilerliyor. Bazı uzmanlar Amerika'nın İran ve Türkiye arasındaki enerji anlaşmasına muhalefetini, Washington ve Ankara arasında P.K.K. mevzuunda yaşanan olaylarla bağlantılı buluyorlar. Tabi Ankara yetkilileri hiç zaman geçirmeden Amerika dışişleri bakanlığı sözcüsüne tepki gösterdiler. Başbakan Recep tayip Erdoğan ve dışişleri bakanı Abdullah Gül, ülkenin milli çıkarlarını her şeyden üstün tuttuklarını açıkça belirttiler. 

Ankara; Avusturya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin daha önce enerji alanında İran ile görüştüklerini belirterek, Tahran'la enerji konusunda işbirliğinin uluslararası ölçülere asla aykırı olmadığını vurguladı. İran'ın başta doğal gaz olmak üzere enerji teminindeki önemi, Avrupa'ya petrol ve doğal gazın transit yolunda sahip olduğu jeo-ekonomi konumu, ayrıca Türkiye ekonomisinde yaşanan hızlı gelişme ve Avrupa'nın İran doğal gazına olan ihtiyacı dikkate alındığında Amerika'nın muhalefetleri ve iddialarının devam edeceğinin yanı sıra tüketici ülkelerin kendi milli çıkarlarını gözetmeleri ve Amerika'nın tutumunu göz ardı etmeleri doğal karşılanır. Rusya, Çin, Malezya, Hindistan, Pakistan; Avusturya, İsviçre ve diğer bir çok ülke yetkililerinin Washington'un çıkardığı sorunlar ve engellere aldırmadan İran'la ilişkilerini geliştirdikleri gibi, Amerika'nın bu muhalefeti de dikkate alınmazken, her gün daha da gelişmekte olan İran ve Türkiye ilişkilerini etkileyemeyecektir. Amerika da Avrupa ve Türkiye ile olan ilişkilerinde göz ardı edemediği bazı konular sebebi ile onların milli çıkarları ve istekleri karşısında geri adım atmak zorunda kalacaktır. 

İran ve Türkiye arasında imzalanan doğal gaz anlaşması, Avrupa'nın bu enerji kaynağına olan ihtiyacını giderirken, Türkiye de enerjiye olan yoğun ihtiyacını karşılayıp, Avrupa'ya gaz ihracatı hedefine ulaşıyor; tabi bu arada İran da doğal gaz ihracatı için güvenilir bir piyasa bulmuş olur. Tüm tarafların çıkarlı çıktığı mevcut şartlarda Amerika muhalif rolünü daha fazla sürdüremez.


IRIB